![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa | Forum | Oyunlar | Desteklediklerimiz | Mavi Kalemler | Arama | Güncel Konular | Forumları Okundu Kabul Et |


Yok Olmak Anıdır Şimdi - Duygularımız ve Biz Kategorisinde ve Aşk Forumunda Bulunan Monolog Bir İtiraf! Konusunu Görüntülemektesiniz. Kaç mevsim geçti gidişinin üstünden; hatırlamıyorum. Yokluğunda kaybedeli kendimi, koca bir ömür olmuş sanki! Ne tenimin kokusu, ne yüzümün sıcaklığı, ne de korkumun ayazı var. Yönüm kayıp, kıblem şaşmış; ne ...
![]() |
|
#1 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
| Kaç mevsim geçti gidişinin üstünden; hatırlamıyorum. Yokluğunda kaybedeli kendimi, koca bir ömür olmuş sanki! Ne tenimin kokusu, ne yüzümün sıcaklığı, ne de korkumun ayazı var. Yönüm kayıp, kıblem şaşmış; ne kuzey, ne güney, ne doğu, ne batı, sen gideli; ne hayatın tadı ne de tuzu var!... Anlatılmaz bir zamandır, yokluğunu unutmak ve kurutmak için kendimi, kaç çeşit iklime vurulduğumu bir bilsen. Nasılda uzaktı tenime bilmediğim diyarlar, nasılda suratsızdı tanımadığım insanlar. Aysız ve yörüngesinden çıkmış dünyasıyla birlikte, o en sevdiği yalanlara kayıp gitmişti gecelerim. Sırf seni unutabilmek için, kendimi, oradan oraya ve sebepsizce taşıdım bir zaman. Adını silmeye çalıştıkça silindim hayattan. Sen gittikten sonra, kalbimin, (sana çıkması muhtemel) kara deliklerinde kayboldum. Şimdi çektim kollarımı o sahte hayatlardan. Ama anladım ki, sana doğru silkelerken kalbimi, aklım kadar ruhumu da yormuş parmaklarım! Ve anladım ki o gecelerde sırılsıklam gözlerimi, dipsiz kuyulara Yusuf, İsmail'in hançerine kurban bırakmışım! Şimdi varlığım koskocaman bir saçmalık. Hayatın karşısında o kadar çaresiz ve o kadar mutsuzum ki, yaşamaya yüzüm yok artık desem, anlar mısın? Kendime tahammülüm, sabrıma pişmanlığım, aptalca duygularım, ahmakça korkularım, sorularım, cevaplarım; yalanlarım yok artık desem inanır mısın? Aysız her gecede beni bu acımasız hayatın ortasında yapayalnız bıraktığın için sana ölesiye lanet etmek geçiyor içimden! Sarhoşluğu kendime zırh edinip, sana, belki anlarsın diye, o gözü yaşlı çağrıları yolluyorum kaç zamandır; sen bunu da anlamıyorsun! Sesime şahit olduğun zamanlarda, kelimelerime bölünen her bir harfimde sana yalan söylüyorum aslında! 'Bitti' derken 'ne olur beni bırakma' diye çılgınca bağırıyor içimdeki gırtlağı patlasın diye beklediğim adam; duymuyorsun! Hala yakıştıramıyorum ayrılığı sevdamıza. Bana o sımsıkı sarılmalarının, 'seni seviyorum' demelerin, birlikte döktüğümüz gözyaşları; ne kadar eğreti duruyorlar ayrılığın karşısında. Ve nedense gittiğine inanamıyorum bir türlü, kalbime kabullendiremiyorum hiçbir şeyi. Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizginin üzerinde, hala, bana döneceğin o günün hayalini kuruyorum. Ama biliyorum gelmeyeceksin, gelemeyeceksin! Sonsuzluğu koyduk koyalı soframıza, mutluluk bir mübarek kuru ekmek misali, bekliyorum; bölmeyeceksin!... Gönderdiğin mesajları da hala saklıyorum biliyor musun? Yokluğunun dayanılamaz anlarında, sanki o an göndermişsin gibi kendimi kandırıp, büyük bir sevinçle onlara sarılıyorum. 'Koca serserim' , 'Canım', 'Günaydın gıcık adam' , 'Kuaföre gidiyorum karaböcüğüm, seni çok seviyorum' 'Kızdırma beni koca eşşek'....... Ve artık kimi geceler acımasızca yargılıyorum kendimi. Sevdiğim kadın olduğunu unutup, seni de adınla, soyadınla yargılıyorum. Suç dosyan o kadar kabarıyor ki, sana verilecek cezayı bulmakta zorlanıyorum. Ama mahkeme bitti artık! Kendimi sevgine ömür boyu mahkum ettim bu sabah ve seni de sonsuza kadar beni hatırlamakla cezalandırıyorum. Oysa sen hala gözlerimin önünde hayatın içine doğru, karışa yarışa gidiyorsun. Cezanı çekmelisin diye bağırıyorum arkandan, dönüp bakmıyorsun! Haklısın aslında. Ben hangi cesaretin sözcüsüyüm ki seni cezalandırmaya kalkıyorum. Alt tarafı seni çok seven bir insan, alt tarafı kendini baştan aşağı sen yapan bir adam, zavallı bir aşk sürgünü, ayrılık otağı; seçtiğin son kurban... Neden seni unutmadığımı biliyor musun sevgili? Yaşadığımız şeyleri hafife alamadığım için! 'Seni seviyorum' derken gözlerindeki o anlamı unutamadığım ve yalanlayamadığım için belki de! Hala yaptığım her harekette, attığım her adımda acaba bana kızar mı bunu yaptığım için diye.../ Hiç gitmemişsin gibi!... Oysa çok uzun zamandır ne yaptığını, nerelere gittiğini, kimlere gülümsediğini bile bilmiyorum. Her gece acaba beni mi düşünüyor yoksa çoktan beni silip hayata mı karıştı diye kendimi yiyip bitiriyorum. Benim olmadığım yerlerde başkalarıyla sohbet ettiğini, kahkahalar attığını düşündükçe kahroluyorum. Saçının bir telini bile kimseye veremezken kim bilir hangi gözlerde kendini tüketiyorsun. Bana sarıldığın gibi sarılıyor musun birilerine? Bensiz gülebiliyor musun? Neyse, bak; gidişinle alkışlıyor beni hayat. O en küçük ağızlarda bile, gittikçe büyüyen sakız şimdilerde ben oluyorum. Dalga geçse de yaşadıklarım; umurumda değil dünya! Tüm haksızlıklara, tüm yitirmişliklere, tüm gözyaşlarıma rağmen; SENİ HALA ÇOK SEVİYORUM!... Dün gece de bunu söylemek için aramıştım! Yoksa bu gün müydü? Neyse, yaptığım herşey gibi artık bunu da hatırlamıyorum!... Ömer Faruk Yılmaz |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Korkmaz Bıçkın - İtiraf | Funda | Korkmaz Bıçkın | 0 | 03-20-2010 16:39 |
| Dilek Akın - İçime Kapandım / Aç - Monolog | Funda | Dilek Akın | 0 | 02-23-2010 15:08 |
| Bir İtiraf... | Funda | FUNDA | 0 | 07-02-2009 22:54 |
| GMT +3 Saat: 11:41. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa -
Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz -
Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. | |