![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa | Forum | Oyunlar | Desteklediklerimiz | Mavi Kalemler | Arama | Güncel Konular | Forumları Okundu Kabul Et |


Yok Olmak Anıdır Şimdi - Duygularımız ve Biz Kategorisinde ve Aşk Forumunda Bulunan Sarı Göğün Altında (İbrahim Paşalı - Öyle Uykusu Kitabından) Konusunu Görüntülemektesiniz. Günlerden sen. Kuşlar var havada. Kanatları bir şarkının ilk nakaratı. Ben camiinin şadırvanındayım şimdi; "elimde doksan dokuzluk bir tespih çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum". Yapımı henüz tamamlanmamış ruhumun, biraz eksik ...
![]() |
|
#1 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
| Günlerden sen. Kuşlar var havada. Kanatları bir şarkının ilk nakaratı. Ben camiinin şadırvanındayım şimdi; "elimde doksan dokuzluk bir tespih çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum". Yapımı henüz tamamlanmamış ruhumun, biraz eksik ve saydam, berrak sular almış sonra ruh teknem; berraklığa aldanmışım, battığımı fark etmemişim ama "elimde tespih çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum." Annemi düşünmüyorum şimdi. Yalnız sen. Bir tek sen bensin şimdi. Biraz ayna arıyorum etrafta, mis mi kokuyor nedir bu şehir? Adımlarımı hızlandırıyorum, kendime ulaşırım sanıyorum; gittiğim yerde bir başka ben, kendimi bulamıyorum. Bir ara seni görüyorum sanki, titriyorum, papatyalar açıyor uzak dağların yamacında, bir kedi yanlışlıkla yere düşürdüğüm ekmek kırıntılarıyla karnını doyuruyor, sonra bir eğlencedir başlıyor çimlik alanda, insanlar güzel, hava güzel, hoş bir şarkı var zor duyuluyor ama ben köşeme geçiyorum, yaz güneşi dumanıyla kaynaşmış odanın, loş ve boğuk bir fotoğraf ama olsun, ben tespihime sarıldım çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum. Gidilebilecek en uzak yer ben`mişim; onu da çoktan terk etmişim. Şaşırıyorum. Kendimle ilgili büyük laflar ediyorum, büyümüş müyüm ben neyim? Büyümüşüm ben, ellerimle artık her şeyi yaparım sanmışım. Şarkıyı söylerken, güftesi benimmiş sanmışım. Bir taş görüyorum. Bir de çocuk. Çocuk eğilip alıyor taşı, pencereye doğru atıyor ve kırıyor camı. Camımı kırıyor bir çocuk. Ufak, küçücük bir taşla. Ellerimle koruduğum camı küçücük bir çocuk ve küçücük bir taş kırıyor. Kırıyorlar camımı. Yanıldığımı anlıyorum. Kendime demli bir çay yapıyorum sonra, utanmadım bir de sigara yakıyorum ve "elim tespihimde, çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum". Sokak lambaları bu sokağın koruyucuları. Aydınlık varsa güven varmış, bilmiyordum. Bunu da elektrikler gidip de sokak bir mezara dönünce, geçemediğim için oradan, anlıyorum. Işık kim bilmiyorum, ışık olsam kendime bir karanlık bulmam lazım. Işığımı kullanmam için birini aydınlatmalıyım. Yoksa neye yarar koruyup kollamayan, bağrına basmayan, eğilip dudaklarının kenarındaki çukurdan öpmeyen ışık? Kendime bir karanlık bulmalıyım diyorum. Düşünüyorum, sonra sen geliyorsun aklıma. Karanlığını görüyorum ama güveniyorum sana. Senin karanlığın yeniyor benim ışığımı. Işığım, karanlığınla aydınlanıyor. Ve başım eğik çekmeye devam ediyorum: seni seviyorum, seni seviyorum. Doğru adamı ararken, yanlış adamlarla karşılaştığı için aramaktan vazgeçen, doğru adama artık inanmayan o kız geliyor sonra aklıma. Sen doğrumsun benim. Ben senin yanlışın. Seni aramıyorum ama. Ben sahi neden seni aramıyorum? Yokluğunu hissediyorum ama neden aramıyorum? Neden hani nerde o, gidip bulayım, kendimi ona götüreyim, ona şarkılar söyleyeyim demiyorum. Yoksa yokluğun daha mı güzel senden? Seni aramamak, senden daha mı güzel? Oralardasın, bir yerlerde, mutlaka kuşlar var şehrinde, uçuyorlar bir sarı göğün altında ve sen geziyorsun o sokaklarda. Biliyorum. Ben de o sarı göğün altındayım, hani elinde tespih, sakalları uzamış, sonra düşmüş gözleri yere, bir müzik var kulağında, dilini bilmiyorsun. İşte o benim. Sen beni görensin, ben görünenim. Sen söyleyensin, ben tekrar eden. Sen bensin, ben senim. Yine de aramıyorum seni, bulurum diye korkuyorum. Onun yerine bir şarkı var dilimde, onu söylüyorum. Bağdaş kurdum şimdi sarı göğünün altında," elimde tespih, çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum". Not: Bu yazının, üzerine inşa edildiği ifadenin tamamı: "Süleymaniye’nin karşısında, tarihin üstünde bağdaş kurup oturdum tespih çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum..."dur. Ve İbrahim Paşalı`nın "Öğle Uykusu" isimli kitabında yer alır. Şiddetle tavsiye edilir, okumayan ayıplanır. |
| YagmuRTaneSi Kullanıcısına Teşekkür Edenler : | ||
emir_a (01-07-2011) | ||
|
#2 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
| Doğru adamı ararken, yanlış adamlarla karşılaştığı için aramaktan vazgeçen, doğru adama artık inanmayan o kız geliyor sonra aklıma. Sen doğrumsun benim. Ben senin yanlışın. .................................................. .................................................. .................................................. ............................................ Eyvallah .. =)) |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Güzellik Uykusu Denilen Şey Gerçekten Var... | dü$pérésT | İlginç Haberler | 1 | 01-20-2011 14:43 |
| Kimi insanın dişi sarı,kiminin ki beyaz veya açık sarı olur? Neden Acaba? | Beyzade | Absürd Ansiklopedi / Bunları biliyor musunuz? | 0 | 02-06-2010 18:40 |
| Ceyhun Özsoylu - Sarı Işık Altında | Funda | Türkçe Müzik | 0 | 01-16-2010 14:00 |
| Tavşan Uykusu - Tavşan Uykusu Nedir - Tavşan Uykusu Hakkında | Funda | Mavizel Sözlük | 0 | 10-07-2009 11:01 |
| Filiz Azyer - İntihar Uykusu | SerkaN | Çiy Tanesi Programı | 0 | 04-12-2009 21:49 |
| GMT +3 Saat: 11:57. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa -
Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz -
Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. | |