![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa | Forum | Oyunlar | Desteklediklerimiz | Mavi Kalemler | Arama | Güncel Konular | Forumları Okundu Kabul Et |


Yok Olmak Anıdır Şimdi - Duygularımız ve Biz Kategorisinde ve Ayrılık Forumunda Bulunan Beni Göğsünde Uyutur Sevmiştim Dersin.. Konusunu Görüntülemektesiniz. Yüreğimde tarif edilmez bir sızı, büyük bir yangın var nicedir. Hiçbir yere sığamıyorum, hiçbir yerde duramıyorum. Gitmek hep gitmek var düşüncelerimde. Neresi olursa olsun gitmek… Yüreğimdeki bu sızıdan, içimdeki bu ...
![]() |
|
#1 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
| Yüreğimde tarif edilmez bir sızı, büyük bir yangın var nicedir. Hiçbir yere sığamıyorum, hiçbir yerde duramıyorum. Gitmek hep gitmek var düşüncelerimde. Neresi olursa olsun gitmek… Yüreğimdeki bu sızıdan, içimdeki bu yangından kurtulmak, her şeyden uzaklaşmak… İhanetler, yalanlar, aldanışlar ve bütün çirkinlikler içinden bir an bile olsun sıyrılıp gitmek… Herkesten, her şeyden uzak bir yere gitmek… Hayatında barındıramadığım sevgimle birlikte aşkıma dar gelen bu dünyadan sessizce uzaklaşıp gitmek… Yinede, donuk yüzüme dokunacak bir el, soğuk bakışlarımı ısıtacak bir çift göz, sevgisiz bedenimi sarıp sarmalayacak sıcak bir tenin varlığını özlüyorum böyle zamanlarda. Seni özlüyorum… Gitmek düşüncesi bu kez kalıp beklemek oluyor bende. Kendimi hapsettiğim bu dört duvar odama, kimsesizliğime gelişini beklemek oluyor… Gelmiyorsun… Beklemek, bu dört duvar odamda, beni bir önceki günden alıp diğer bir güne taşıyan, ne seni bana, ne beni sana getirmeyeceğini bilerek geçirdiğim koyu karanlık gecelerde yaşadığım fırtınalı zamanlardan geriye kalan bir durgunluğa dönüşüyor bir zaman sonra, o koyu karanlık geceler kadar koyu bir sessizliğe dönüşüyor. Ürkütücü bir yalnızlıkta kayboluyorum… Bizi diğerlerinden, onların sıradanlıklarından, sıkıcılıklarından, monoton hayatlarından koparıp bulutların üzerinde yaşayan aşıkların, o çok sevenlerin arasına taşıyan neydi hiç düşündün mü? Bizi diğerlerinden farklı kılıp, benliğimize hazzın taşkın ırmaklarını akıtan, en doyumsuz anları tutkunun en ulaşılmaz doruklarında yaşatan neydi hiç düşündün mü? Seninle birlikteyken böyle değilmiydik. Kendimize yarattığımız dünyanın göğünde, o kimsenin ulaşamayacağı sonsuz mavilikte kanatlarımızı özgürce çırpmıyormuyduk. Gün geldi iki ayrı yürek, iki ayrı hayat, iki ayrı yaralı, iki ayrı sevgili olduk seninle. Ve şimdi aşkın bizi bağışlamasını, bize yeniden bir şans daha tanımasını bekliyoruz. Gelip kanatlarımız olsun, bizi yeniden mutluluğun göğüne o sonsuz maviliğe, bulutların üzerinde yaşayan aşıkların, o çok sevenlerin arasına çıkarsın diye bekliyoruz. İkimizde biliyoruz ki, aşkı sahiplenecek, koruyacak olanda biziz onu kendi ellerimizle parçalara ayıranda biziz. Aşkımızı parçalarken kendimize yarattığımız dünyamızı, sonsuzluğa uzanan göğümüzü parçaladığımızın farkına varamadık. Şimdi nerede bir aşk kırıntısı görsek, içimizdeki o derin acıyı dindirsin diye, yüreklerimizdeki sızıyı hafifletsin diye, yangınımızı söndürsün diye tutup göğsümüze bastırıyoruz. Sevdiklerimizin ölü bedenlerine sarılır gibi sarılıyoruz ona. Bir anda canlansın, eskisi gibi yeniden yanımızda olsun, bizi sevsin, bizim sarıldığımız gibi o da bize sarılsın diye sarılıyoruz ona… Dünyamızdan bir parça, göğümüzden bir parça, aşkımızdan bir parça… Aşkın içimizde kalan kırıntılarıyla onu kandırmaya çalışıyoruz… Sözler veriyoruz, yeminler ediyoruz. Yeterki yeniden dirilsin, benliğimizde hazzın taşkın ırmaklarını yeniden coştursun, en doyumsuz anlarımızı bize geri versin, tutkunu olduklarımızı, o en doruklarda bize yeniden yaşatsın istiyoruz. Çok şey istiyoruz inan bana…Çünkü biz aşkımızı kendi ellerimizle parçaladık. Kendi ellerimizle öldürdük onu. Kendi hoyrat ellerimizle… Bu yüzden hiç kimseyi suçlama.! Bu yüzden sevdiklerimizin ölü bedenlerine sarılır gibi şimdi aşkımızın ölü bedenine sarılıyoruz. Çünkü onu kaybettik… Yakın bir arkadaşı, içten bir dostu, en değerli varlıklarımız olan annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi kaybeder gibi kaybettik onu. Ve şimdi yeniden dirilmesini bekliyoruz… Bu günde bekledim. Donuk yüzüme dokunacak bir el, soğuk bakışlarımı ısıtacak bir çift göz, sevgisiz bedenimi sarıp sarmalayacak sıcak bir tenin varlığını özleyerek… Yine gelmedin…. Biliyorum gelmeyeceksin. Yüzümdeki bu yorgunluk hiç gitmeyecek. Yüreğimdeki bu sızı hiç dinmeyecek. Bu büyük yangın hiç sönmeyecek… Ve ben birazdan hayatında barındıramadığım sevgimle birlikte aşkıma dar gelen bu dünyadan sessizce uzaklaşıp gideceğim. Beni yeniden sevecek olsan ne değişir ki. Şimdi çıkıp gelsen de önemi yok artık. Sana sarılamam ki! ... Seni sevemem ki! … |
| Kullanıcısına Teşekkür Edenler : | ||
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Galiba ben sevmiştim! | sR___ | Sizin Kaleminizden | 0 | 09-18-2009 14:50 |
| Seni Sevmiştim .. | Funda | O'na (Sahibine) | 0 | 06-22-2009 02:26 |
| Ben seni öylesine sevmiştim | Kar Tanesi | Şiirler - Şiir Nehri | 1 | 05-29-2009 23:36 |
| Zaten Ben Seni Öylesine Sevmiştim! | Ax!!Sh£yTaN | Resimli Şiirler | 0 | 04-09-2009 11:43 |
| Susmaya ne dersin? | Ax!!Sh£yTaN | Nefret | 0 | 03-30-2009 21:46 |
| GMT +3 Saat: 18:31. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa -
Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz -
Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. | |