Sen kimsin,dostun kim? Hayatta en yalnız olduğumuz anlarda; en güzel gülüşleri… En samimi bakışlarıyla ışık tutarlar yolumuza. Bazen bir sevgili bazen geçmişten bir gölge…içimizdeki umusuzluğu yok etmektir görevi,beklediği tek karşılık gözlerimizdeki ışığı görebilmek,umudu yeniden yüreğimizde yeşertebilmek,kaybetmeden görmeyi başarabildiğimiz güzellik.. Yıllarca birçok tanım yapıldı dostluk üzerine, hep bize verdikleri anlatılıyor, peki biz ne veriyoruz onlara ya da ne vermeliyiz… Hep bize umut vermesini, güç vermesini beklediğimiz insanlara biz ne veriyoruz?
O görmeden görebilmek, istemeden yanında olabilmek, onu sorgulamamak, sadece yol göstererek yanında olabilmeyi ne kadar becerebiliyoruz acaba. Herkesin kendi kararlarını alıp onları uygulama özgürlüğü olduğunu bildiğimiz halde neden kendi beklentilerimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz onun hayatında? Biz şekillendirmeye çalışıyoruz onun kendi doğrularını unutup, ya da görmemezlikten gelip yapmaya çalıştığımız şeyi gerçekten onu düşünerek mi yapıyoruz?
Hep unutuyoruz, arkadaşımız da olsa, sevgilimiz de olsa, çocuğumuz da olsa onun kendi hayatını oluşturmaya hakkı olduğunu, kendi doğruları olduğunu ve bize her ne kadar yanlış gelirse gelsin onlara saygı duymayı.
Dünya üzerinde çok az insan var kendi hayatını yaşarken başkasının yanlış yapabilme özgürlüğünü görebilen; bence dost; senin yanlışlarını görüp sana fikir veren ama bunu yaparken asla üzerinde otorite kurmaya çalışmayan, yanlışlarını görüp sana aktaran ama asla sorgulamayan ve sen istemeden yanında olan kişidir… yanımda olduğun sürece yanındayım diyen kişi değil….. |