![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa | Forum | Oyunlar | Desteklediklerimiz | Mavi Kalemler | Arama | Güncel Konular | Forumları Okundu Kabul Et |


Türk Tarihi Kategorisinde ve Efeler Forumunda Bulunan Yörük Ali Efe ve Köylü Kızı Konusunu Görüntülemektesiniz. Yörük Ali Efe ve Köylü Kızı Yörük Ali Efenin tevellütü 1886 olup kendisi Sultanhisar’in Kavakli köyünde dünyaya gelmistir.Babasi Abdi efendi bir kavgada arkadasina omuz verince öldürülmüs ve Yörük Ali 3 ...
![]() |
|
#1 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
| Yörük Ali Efe ve Köylü Kızı Iri yari, yagiz çehreli, pos biyikli efeler, alli morlu cepkenleri uçusa uçusa at sürmektedir.Önde kumral, yesil gözlü ve ince biyikli ‘Yörük Ali ‘ dedikleri levent vardir.Efe birden kolunu kaldirir ve kizanlara ‘Durrr….’ diye bagirir.Iki hatundur, yol kenarinda duran …16,bilemedin 17′lik bu genç kizlardan birinin yüzü örtülüdür. Digerinin ise basi da yüzü de açiktir ve korkusuzca efeye bakmaktadir. Yörenin örf ve adetleri, ancak çok yakin akraba karsisinda örtünmemeye izin vermektedir.Böyle bir yakinlik olmadigina göre bu hareketin anlami, o erkegi adam yerine koymamaktir. Yörük Ali kizar ama yine merak edip kiza soracaktir: — Kiz yüzünü neden örtmezsin ki? — Ben yüzümü erkekten gizlerim… — Demek beni erkek yerine koymuyorsun! — Erkek olanin burada isi ne? Düsman kardeslerimizi kesiyor ama sen buralarda geziyorsun. Yörük Ali susup kalmistir.Öfkeyle atini sürüp uzaklasmaktan baska ne yapabilirdi ki? Ardi ardina yasadigi bu gibi gerçekler onun milli kuvvetlere katilip ülkesi için savasmasina yeterli olmustur. Istanbul hükümeti, sabir ve sükun siyaseti içindeydi. Düsman ise aç ve doyumsuz bir isgal politikasi uyguluyordu. Öbür, yanda Izmir’in isgali ve Hasan Tahsin bey ‘in ilk kursunu bazilarinin bu ” sabir ve sükun” içinde beklemeyi kabullenmediklerinin isareti olmustu. Tire ve Bayindir düsman çizmeleri altindaydi. Ödemiste durmuslar, yeni cepheler açmanin hesaplari içine girmislerdi. Hamit Bey(Inceoglu), Rasim Bey, Sevket Bey, Tahir Bey yaklasik 300 kisilik müfreze ile mücadeleyi baslatmisti. Yeteri kadar silah ve cephane yoktu. Ama olan baska seyler vardi.. Inanmak gibi, egilmemek gibi, baskaldirmak gibi ve nihayet gereginde ” bas vermek” gibi. Üçkuyular, Haci Ilyaslar mevkii ve Karasu sirtlarinda onlar, ölümü siradan bir olay gibi karsilamisti. Ki bugün Ilyaslar’da bir anit, Ödemislilerin o yigitlere bir sükran ifadesi olarak yükselir. Zaman zaman da “ alçaklara” baka baka…Nazilli’nin ardindan hedef Çine olmustu. 6 haziran gecesi 57′inci firkadan Yüzbasi Ahmet Bey, Miralay Sefik Bey’ den aldigi emir üzere Yagci Köyü’ne hareket etmisti.Firka kumandani sehir ve kasaba disinda kalip daglara çekilen efeleri Çine’de kurulacak bir “Milli cephe” de birlestirmeyi amaçliyordu. Levazim yüzbasi Ahmet Bey bunu Düsünerek,Çine’ye yarim saat uzakliktaki köye gitmisti.Yörük Ali, Killioglu Hüseyin, Mustafa ve Aksekili ” deli” Mehmet” efeler bir görüsme yapacak ve “Milli cephe ” daveti çikarilacakti. Efeler ve Sefik bey Askerlik dairesi ‘nde bir araya gelmisti. Yörük Ali’nin saginda dal gibi vücudu ile Killioglu Hüseyin, solunda ise Aksekili “Deli” Mehmet ile Mustafa efe vardi. Milli Mücadele ‘de gösterdigi fedakarliklarin haddi hesabi olmayan Yörük Ali Efe Aydin çevresinin ” Sari Tekeli ” asiretindendi ve zeybekliginin namini ve sanini bütün daglara ezberletmisti. Babasi Abdi Bey, Çakircali dönemindeki yigitlikleri ile taniniyor Askerligi sirasinda “firari verildiginde, Izmir Besinci depo alayindaydi.Maiyetine girdigi efe se,Molla Alidir. Onun yaninda “kizanlik” evresinden geçerek önemli kisilerden biri olacak ve “Alaiyeli “Mollanin bir çatismada vurulmasi üzerine Yörük Ali “efe” lik payesine ulasacaktir. Sonrasi bu payeye toz kondurmamaktadir. Ölümden kil payi kurtuldugu müsademeyi Menderes nehri kiyisinda Jandarma mülazimi Fethi beye karsi vermisti. Pusu, dörtbasi mamur ve içinden çikilmaz bir kör kuyudur. Kendisi sag kalip kizanlarinin hepsini kaybettiginde anlamistir ki efelik sadece cesaret degil,akil ve sans gerektirir. Bazi kaynaklar, efenin bu kaçisi sirasinda teke tek yakaladigi mülazimi istese vurabilecegini yazar. Ne derece dogrudur bilinmez. Ama yasaminda dürüst olan Yörük Ali’nin efeliginde ayni dürüstlügü göstermesi mümkün görünüyor. Kin ve nefreti, tüfegine ne kursun olarak sürmüs ne de biçagina ” kallesin kani “olarak silmistir. Cüretlilerin en basinda sayin Killioglu Hüseyin Efe ‘de Yörük Ali ‘nin yoluna baskoyanlardandir.Zeybekliginde namertligin zerresi olmayip yakayi ele verdiginde ” mahpus dami”na namertlikle girmistir. Yani adami arkadan vurmadan ve mürayilik etmeden .. Aydin hapishanesinin o asilmaz denilen mazgallarindan, ayin karanliga büründügü bir gece bazilarina göre, ufalarak-incelerek çikmis ve bir “ruh” gibi hürriyete uçup gitmistir. atik,tetik ve yigittir. Yörük Ali’nin dagdan inisini hizlandiran ana sebepler içinde o göçerlikten bikisi kadar yardim duygusunu yasalliga döndürme hasreti de mevcuttur. Müsademelerdeki namuslu ve erkekçe davranislari mülazim Fethi Bey’i de etkilemisti. Ikisi arasinda sürüp giden o ölüm randevularinin hangi, gün kime cellat tayin edilecegi bilinemezdi.Ama bilinen, ikisinin de bu celladi her zaman tetikte beklemesiydi. Ölüm ne zaman ve nasil tesrif edecekti? Fethi Bey delalet ve sefaat ‘ini gösterip hükümet affini saglamis ve o da artik düze inip eskiya takibine “rehber” olmustur. Sefik Bey’in “acilen” buldurdugu Yörük Ali Efe ile kizanlari bu defa verilecek mücadelenin bir baska kavga oldugunu anlamislardi. Kulaklarin da o genç kizin söyledigi “agir” söz çinliyordu: Erkek olanin burada ne isi var.Kardeslerimiz vurusup ölüyor, sen buralarda geziyorsun..” Yörük Ali Efe yillar sonra bir ropörtajin da ” yasamanin gerktiginde ölebilmek” oldugunu söylemisti. Milli mücadele menkibelerini yazan Istiklal Savasi’nin gizli polis seflerinden Razi Yalkin da o günkü bulusmayi bize söyle aksettirdi. ” Yarindan tezi yok bismillahla ise baslariz.Hele sen bize silah ve cephane bul ve asimizada bir zabit ver. Öl dedigin yerde ölür, kal dedigin yerde mihlanip kaliriz… Biz bu milletin kulu ve kurbaniyiz. Bunun için hiç dert edinme…” demis ve kumandanin elini hürmetle öpüp, bir isareti ile kizanlarini ayaklandirmisti. Müfreze sessiz sedasiz Çine’den ekilecektir.Yüzbasi Ahmet, Mülazim Zekai, Ihtiyat sahibi Necmi Bey de Yörük Ali’nin kuvvetlerine iltihak etmis ve Yagci Köyü’nde cephenin “milli kuvvet” böylece tesekkül etmisti.Yörük Ali ‘nin kuvvetleri, Menderes kiyilarindaki Yenipazar da karargah kurmustu. Kizanlar köy köy dolasarak herkesi direnise çagiriyor ve Anadolu harekatinda en önemli unsur olan bütünlesmeyi gerçeklestiriyordu. Müfreze kisa süre içinde hem yeni yigilere, hem de silahlara kavusmustu.Yigitlerin oldugu yerde elbet isbirlikçiler de olacaktir.Yörük Ali Efe ‘nin dag yolarini kesmesi ve “saki ” lere yol vermez olusu, sadece daglilari degil, sehir ve kasabalara yerlesmis çetecileri de biraktirmisti.Çetecileri düsmanla isbirligi yapan bazi esraf da besliyordu.Aralarinda azinlik liderleri de vardi. Namus ve haysiyeti tüketmis soyguncular, milli kuvvetlerle bas edemez hale gelince çareyi Yunanlilar ‘a ilticada bulmustu.Bu çeteciler Yörük Ali’nin kizanlari olarak tanitiliyor ve bu suretle çevre’ de müfreze ‘nin dagildigi seklinde bir “hava” yaratiliyordu.Müfreze komutanlari ile Yörük Ali’nin bu harekete bir misilleme ile cevap vermesi kaçinilmaz olmustu. “Balyanbolali” dan sonra, Yörük Ali Efe ile arkadaslarinin da milli cepheden ayrilacagi haberi,Nazilli deki yunan kumandanina uçurulmustu.Dini lider Todoros, Yörük Ali Efe ile temasa memur edilmis ve sonuçta Malkoç deresinde bulusma karari alinmisti. 16 Haziran 1335′de kumandan yaveri Aleksiyadis, papaz Torodos ile Sultanhisari na gelecekler ve köprü basinda Yörük Ali Efe yi bekleyeceklerdi.Yörük Ali tam saatinde randevu yerine teslim olmak üzere gelmisti. Çatisma sadece 10 dakika sürmüstü.Pusu kuran kizanlar, düsmani kiskaç içinde eritivermisti.200 kisi ölmüs ve çok sayida silah cephane müfrezenin eline geçmisti. Ayni gün Mülazim Zekai Bey, Atça ile Malkoç arasindaki köprüyü uçuracak, düsman kuvvetleri arasindaki baglantiyi kesecekti. Bu çatisma taraflar arasindaki dengeyi bozmus ve efelerin halk arasindaki itibarini yükseltmisti. Harekatin kuskusuz askeri yönden yararlari vardi ama asil olumlu tarafi, Aydin yöresinden tüm Ege ve Iç Anadolu’ya kadar yayilan “Istiklal yangini”ni körüklemesi olmustu.Alevler her tarafa sirayet etmis, milli teskilatlanma genis kitleye yayilmisti. Ama savas sadece tek bir cephede tek bir düsmana karsi verilmiyordu ki! Istanbul Hükümeti yanlilari ve düsman isbirlikçileri de vardi. Yörük Ali’ nin yarattigi ortam, diger efeleri de harekete geçirmisti. “Kazakli” Mehmet ve Süleyman efeler ile Çineli Asaf, Memduh, Danismentli Ismail ve Kestanecili Kadri, Baklacili Ibrahim, Maslaklili Mestan ve Süleyman Kardesler, Kütahyali Recep de harekatin içindeydi. Efelerin Isyani büyüdükçe, düsmanin kuvveti küçülecekti. 19-20 Haziran’da Nazilli’den Aydin’a dogru çekilen isgalciler, beraberindeki onlarca kisiyi katletmisti. Milli kuvvetlerin Aydi taarruzu ise, tam bir destandi.Yörük Ali’nin teklifi ile ana taarruzdan önce yunan birliklerinin sikistirilmasi ve bir çesit gerilla harekati ile yipratilmasi öngörülmüstü. Haci Halil Aga, Keles ve Dikanç Efeler de bu saldirilarda yer alacak Denizli ve Tavas ‘ta yedek tegmen Mümtaz Bey ‘in komutasinda olusturulan 200 kisilik gönüllü birlik de savasa katilacakti.Keles ve Dikanç efeler yedek subay Hüseyin Bey’in komutasinda düsman hatlarina sizmisti.”Av” bereketliydi. “Ölüm fedaileri”nin sayisi bilinmez.Ama niceleri vardir ki tarihin karanligin dan çikip gelirler.Onlar için savasin ve daga çikmanin zamani yoktur.Zamani geldiyse ne sarti ne de yasi engel olarak kabul ederler.Onlar kendilerine bile isyanda kusur etmeyen kizgin lav üstüne hürriyetin çiplak ayagini basabilenlerdir. INDIGINDE AT ÜSTÜNDEN Adama durup dururken türküyakmazlar….. “Su daglardan geçtin mi, Yörük Ali’yi seçtin mi? Efelerin efesi , Yörük Ali’yi seçtin mi?” Çerkez Ethem bas kaldirdiginda yardim istedigi adam Yörük Ali idi. Ona “Mücahit Kardesim Yörük Ali Efe” diye yaziyor ve “Birbirimize sarilmaliyiz”diyordu.Yörük Ali, 3 yil boyunca savasmis ve Sahap Balcioglu nun dedigi gibi “erkek oldugunu göstermisti. Izmir’e giren atlilarin en önündeydi.Atini birden bire kalabaligin arasina sürmüs ve yesil gözlerini geçmiste kendisini adam yerine koymayan genç kiza dikerek söyle demisti: —-Söyle bakalim erkek miyim? Kiz parildayan gözlerini kaldirip cevap verecekti: —-Erkeksin efem…. Iste o zaman sag kol,sanki uzamis gibi genç kizi belinden kavrayacak ve ayaklarini yerden kesecektir. Izmir’e beraber girdigi bu genç kiz artik onun kadini olmustur. Abdi, Ali, Zehra, Faruk, Saniye, Cengiz, Alpaslan, Dogan ve Meral Yörük Ali Efe ‘nin soyadini sürdüren evlatlaridir. |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Milli Mücadele Öncesi Yörük Ali Efe | F L y | Efeler | 0 | 01-04-2010 16:18 |
| Yörük Ali Efe | F L y | Efeler | 0 | 01-03-2010 19:40 |
| Ajda Pekkan - Ben Bir Köylü Kızıyım | Funda | Türkçe Müzik | 0 | 04-28-2009 10:38 |
| Deniz kızı | Funda | Efsaneler | 0 | 04-23-2009 12:43 |
| kremalı yörük çorbası | Ax!!Sh£yTaN | Çorbalar | 0 | 04-02-2009 22:22 |
| GMT +3 Saat: 15:04. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa -
Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz -
Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. | |