MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Serbest Kürsü
Genel Mesajlar
Hobiler ( Aklınıza Gelebilecek Her Türlü Uğraş )

Hobiler ( Aklınıza Gelebilecek Her Türlü Uğraş )

 Serbest Kürsü Kategorisinde ve  Genel Mesajlar Forumunda Bulunan  Hobiler ( Aklınıza Gelebilecek Her Türlü Uğraş ) Konusunu Görüntülemektesiniz. KişiLerin Uğraştığı HobiLeri Bu başLık aLtında topLuyoruz ArkadaşLar. Lütfen Ayrı Ayrı BaşLıkLar ALtında AçmayaLım... DANS Dansın Kökenleri İlk insanlar önceleri kendi başlarına içgüdülerine uyarak dans ettiler. Yinelenen ritmik hareketlerin doğaüstü ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 07-05-2009, 02:44
F L y isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Talking Hobiler ( Aklınıza Gelebilecek Her Türlü Uğraş )

KişiLerin Uğraştığı HobiLeri Bu başLık aLtında topLuyoruz ArkadaşLar. Lütfen Ayrı Ayrı BaşLıkLar ALtında AçmayaLım...



DANS

Dansın Kökenleri

İlk insanlar önceleri kendi başlarına içgüdülerine uyarak dans ettiler. Yinelenen ritmik hareketlerin doğaüstü duygular çağrıştıran güçlü etkileri olduğunu fark ettiler. Buradan dansta büyülü bir gücün var olduğu düşüncesi doğdu. Her dans edişlerinde bu gizemli gücü yeniden yarattıkları duygusuna kapıldılar. Bundan sonra insanların çember yarım çember karşılıklı iki sıra ya da dalgalı sıra gibi değişik diziler oluşturduğu toplu danslar gelişti. Avustralya Yerlileri hâlâ doğum ergenlik ve evlilik kutlamalarında ve cenaze törenlerinde dans ederler. Bazı ilkel kabileler hayvanları taklit ederek totem dansları ya da iyi ürün alabilmek için büyü dansları yapar. Sri Lanka'da maske takarak yapılan büyü danslarının hastalıkları iyileştirdiğine inanılırdı. Bütün bu danslar ortamın yarattığı duygulara göre biçimlenir.

Uygarlıklar geliştikçe ilkel büyü danslarından dinsel törenler ve ayinler doğdu. Dansta kurallar ortaya çıktı ve dans çoktanrılı dinlerde tapınmanın önemli biçimlerinden biri oldu. Tapmaklarda rahipler zengin evlerinde ise köleler doğum evlilik cenaze ya da sarayla ilgili tüm törenlerde dans ederlerdi.

Eğlence için dans etme ilk olarak Mısır'da başladı.

Sonraki yıllarda Eski Yunan'da dans daha da gelişti. Bütün dinsel törenlerin önemli bir öğesi ve ayrıca bir eğlence kaynağı olan dans aynı zamanda tiyatro oyunlarının başlıca temelini oluşturdu. Köylülerin harman döverken yaptıkları ritmik hareketlerden Yunan tiyatrosu doğdu. Yunanca'da "dans ederim" anl¤¤¤¤¤ gelen "koro" sözcüğü ilk olarak sahnede dans eden söyledikleri şarkılarla oyunu açıklayan ve yorumlayan bir grup oyuncuyu tanımlamak için kullanıldı. Dansları tasarlamak ve düzenlemek anl¤¤¤¤¤ gelen koreografi sözcüğü de Yunan kökenlidir.

Eski Yunanlılar askerlerin eğitiminde temel öğe olarak dansı kullandılar. Günümüze kayıtları ulaşan bu danslardan askerlere bireysel ve toplu saldırı hareketlerinin ritmik bir biçimde öğretildiği anlaşılmaktadır. Büyük Yunan filozofu Platon "İyi şarkı söylemek ve güzel dans etmek iyi eğitilmiş olmaktır" demişti. Eski Yunanistan'da devlet adamları generaller şair ve oyun yazarları gibi önemli kişiler şenliklerde ve zaferlerini kutlarken dans ederlerdi.
Romalılar ise Yunanlılar'ı taklit ederken yalnızca biçimleri aldılar. Yunan sanatının ve felsefesinin ruhunu dansa sindiremediler. Bu yüzden Romalılar'ın dinsel törenlerinde dansa yer vermelerine karşın dans bu dönemde yozlaştı.

İlk Hıristiyanlar da dansı tapınma amacıyla kullandılar. Ne var ki 7. yüzyılda Hıristiyanlar Roma döneminde saygınlığını yitiren dans biçimlerinden dolayı dansı kilise etkinliklerinden uzak tutmaya çalıştılar. Birçok ülkede bu yasaklama kararı başarılı oldu. İspanya'da ise bazı katedrallerde dans kutsal günlerde ayinlerin bir parçası olmayı sürdürdü. Sevilla Katedrali'nde Paskalya sırasında delikanlılar mihrabın önünde dans ederek Tanrı'ya olan bağlılıklarım dile getirirler. Bu kastanyet eşliğinde saygılı ve soylu bir danstır. 19. yüzyıla gelindiğinde Avrupa ve ABD' de dans hemen hemen tümüyle kilise etkinliklerinin dışına çıkarılmıştı.



Standart Dans Nedir ? - Dans Çeşitleri - Tarihi

DANS en eski sanatlardan biridir. İlk insanlar isteklerini içgüdüsel bazı ritmik hareketlerle anlatırlardı. Aslında dansın insanlığın yeryüzünde varoluşundan bile eski olduğu söylenebilir; bazı kuşlar ve hayvanlar dans ederek eşlerini çağırırlar. Adı tavuskuşunun İspanyolca'sından türetilen pavane dansı 1500-1600'lerde yaygın bir saray dansıydı.




* Zambia'da maskeli bir dansçı bacaklarındaki zillerle dans ediyor (üstte) iki genç kız Bali'nin dinsel mim dansını yapıyor (altta solda). Hintli kızlara kutsal danslar öğretiliyor (altta sağda).



* Avustralyalı Yerli çocuklar "Corroboree" adlı tören dansı ile bir Avustralya kuşunun hareketlerini taklit ediyorlar (üstte) ispanyol çocukları Sevilla Katedrali'ndeki mihrabın önünde Tanrı'ya saygı dansını yapıyorlar (altta).

Ağır ve zarif figürleri olan bu dans bir tavuskuşunun hareketlerinden esinlenerek uydurulmuştu. 1900'lerin başında ABD'de "Hindi Yürüyüşü" adı verilen bir dans vardı. Dansın içgüdüsel oluşunu küçük yaşlardaki çocuklarda görebiliriz. Çocuklar hatta bebekler işittikleri ya da kendi içlerinden gelen ritimlere uyan doğal hareketler yaparlar. ABD'nin en yetenekli dansçılarından Isadora Duncan beş yaşındaki küçücük çocuklara kollarını dans ritimlerine göre nasıl hareket ettireceklerini öğretmeyi başarmıştı.



* Ünlü dansçılar Anna Pavlova ile Vaslav Nijinski.

Romalılar ise Yunanlılar'ı taklit ederken yalnızca biçimleri aldılar. Yunan sanatının ve felsefesinin ruhunu dansa sindiremediler. Bu yüzden Romalılar'ın dinsel törenlerinde dansa yer vermelerine karşın dans bu dönemde yozlaştı.

İlk Hıristiyanlar da dansı tapınma amacıyla kullandılar. Ne var ki 7. yüzyılda Hıristiyanlar Roma döneminde saygınlığını yitiren dans biçimlerinden dolayı dansı kilise etkinliklerinden uzak tutmaya çalıştılar. Birçok ülkede bu yasaklama kararı başarılı oldu. İspanya'da ise bazı katedrallerde dans kutsal günlerde ayinlerin bir parçası olmayı sürdürdü. Sevilla Katedrali'nde Paskalya sırasında delikanlılar mihrabın önünde dans ederek Tanrı'ya olan bağlılıklarım dile getirirler. Bu kastanyet eşliğinde saygılı ve soylu bir danstır. 19. yüzyıla gelindiğinde Avrupa ve ABD' de dans hemen hemen tümüyle kilise etkinliklerinin dışına çıkarılmıştı.


Doğuda da eski zamanlardan beri dans yaygın olarak dinsel amaçlar için kullanıldı. Doğuda dansın en eski ve en gelişmiş biçimine Hindistan'da rastlanır. Bazı tapınaklarda hâlâ "Tanrının Hizmetçileri" anl¤¤¤¤¤ gelen devadasi'ler bulunur. Yıllarca tanrılara hizmet etmek için eğitilen bu kadınlar yaşamlarını dinsel törenlerde şarkı söyleyerek ve dans ederek sürdürürler. Hindistan'ın 1947'de bağımsızlığını kazanmasından sonra dansın bir sanat dalı olarak yeniden canlanması sonucu kadın-erkek birçok ünlü dansçı yetişti.


AnadoLu'da Dansın GeLişimi

Anadolu'da yaşayan Türkler'de dans temelde üç ayrı kültürün etkisinde kalmıştır. Bunlar eski Anadolu uygarlıkları Orta Asya kültürü (özellikle Şamanlık) ve Müslümanlık'tır.

Anadolu'da binlerce yıl önce yaşamış Hitit Eski Yunan Frig Lidya gibi eski uygarlıkların etkileri günümüzde halk danslarında yaşamaktadır. Konya'nın güneyinde Çatalhöyük' te bulunan duvar resimlerinde İÖ 6500-5650 arasında bu yörede yaşamış bir uygarlığın dansları ve dinsel törenleri görülmektedir. Resimlerdeki danslarda davulun ve tokmağın kıvrık ucunun günümüzdekilere benzerliği dikkat çekicidir. Ayrıca bu resimler Hitit Frig gibi uygarlıklardan çok daha öncekilerin katkılarını göstermesi açısından da ilginçtir.

Orta Asya kültürünün Türk danslarına etkisi ise çok daha belirgindir. Samanlık Orta Asya ve Sibirya'da yaygın olan bir dindi. Şaman hastalıkları iyileştiren dinsel törenleri yürüten ölüleri öbür dünyaya kadar geçiren din adamıdır. Asıl önemi kişisel ve toplumsal sorunları çözerken öbür dünyaya göç ederek oradaki ruhlarla konuşmasından kaynaklanır. Ruhlarla (tanrılarla) ilişki kurabilmek için düzenlenen törenlerde şaman hem oyuncu hem dansçı hem de şarkıcı olur. Davul çalar çeşitli hayvanların taklidini yaparak ritmik hareketlerle dans eder.

Şamanın yaptığı tören dansı ile Anadolu halk oyunları arasında önemli benzerlikler bulmak olanaklıdır. Anadolu'da birçok halk oyununda gene Şamanlık'tan kaldığı düşünülen geyik kuş tilki at gibi hayvanların taklitleri yapılır. Buna iyi bir örnek Tokat yöresinden Geyik Oyunu'dur.
İslam dini ise kendinden önceki dinlerle bağlantılı olduğunu düşündüğü dansı yasaklama yoluna gitti; ama dansı tümüyle kaldıramadı.

Tasavvufun müzik ve dans anlayışından doğan sema'lar ortaya çıktı. Birçok İslam tarikatında dinsel törenlerde dansa yer verilir. Bunlardan en bilineni Mevlevi semalarıdır (bak. Mevlana). Semalarda ilahiler söylenir özel giysili dervişler (sema-zenler) dönerek dans ederler. Bu dönüş sırasında semazenler gözlerini genellikle göğe çevirirler sol avuçları göğe sağ avuçları yere dönüktür.
Semaların yalnızca İslam kültüründen doğduğunu söylemek güçtür. Semalarda kullanılan birçok dans öğesinde daha önceki uygarlıkların etkisi olduğu düşünülmektedir. Önceki uygarlıkların dansları daha sonraki uygarlıklara aktarılmış binlerce yıl öncesinin dans öğeleri birbirlerine karışarak ve iç içe geçerek bugünkü Anadolu danslarını yaratmıştır.

Dans ÇeşitLeri

* Break Dance

Air Flow: Havada takla atarak dönmek

Air Tracks: Eller yerdeayak ve bacaklari yere degdirmeden dönmek

Baby: Bebek gibi yerde yuvarlanipziplamak

Backspeed: Sirtta hizlica dönmek

Crone: Omuz degmeden kafanin etrafinda dönmek

Danlock: Özgünserbest hareketler

Dirsek Nighty: Nighty`den farkli olarak dirsegin üzerinde dönmek

Egyptian: Eloctro Boogie sitili

Handglove: Yumruk üzerinde dönmek

Kafa: Elleri yere degdirmeden kafa üzerinde dönmek

Kafa Kopter: Kopterden farkli olarakkafa ekseni üzerinde dönmek

Kamikaze: Vücut dikeller yapi halde havaya sicrayarak yere parelel halde dönmek

Kopter: Yüz üstü dirseklerin üstüne yatarak 180 derece acik ayaklarini savurarakomuz üstünede dönmek

Kulplu: Jimnastikte oldugu gibi ellerin yere konularakbacaklari degdirmeden dönmek

Makas: Amuda kalkarakayaklari ileri geri hareket ettirmek

Nighty: Amuda kalktiktan sonradiger eli yerden cekerek tek el üzerinde dönmek

Nighty Night: Amuda kalktiktan sonradiger eli yerden cekerek tek el 4-5 tur dönmek

Tek el: Yerdeki elin dirseginin karin boslugunda destek vermesiylevücut yere paralel tek el üstü dönmek

Tek el Jump: Tek el`den farkli olarakdönülen elin üzerinde ziplayarak dönmek

Scopion: Amuda kalktiktan sonra kafayi icevücütla ayni hizaya cekerek dönmek

Worum: Yüz üstü uzanarakyere kutucuk gibi hareket etmek


* Swing

Swing 1930'lu yıllarda ortaya çıkan caz akımı. 20. yüzyılın en popüler caz hareketlerinden biri.

Yüzyılımızda heyecan arayanların eşlerini birbirleriyle paylaşması.

ege dönemi

Swing, 1920'li yılların sonlarına doğru gelişmeye başlamış ve 40'ların ortalarına kadar da etkisini sürdürmüştür. Bu dönem müzisyenleri müziklerine rahatlık hissi ve çok sıkı olmayan bir ritim anlayışı katmış, sekizlik nota kalıbını kullanmışlardır. Bütün bunlar da 'swing hissi' ni karakterize eden önemli unsurlardır. Dönemin eserlerinin çoğu orkestralar tarafından icra edildiğinden swing dönemi aynı zamanda caz orkestralarının 'altın çağı' olarak da düşünülebilir. Ritmik yapısından ötürü bu müzik pek çok dansçıyı da kendine çekmiştir.


Jive

Jive, "salon dansı" olarak da bilinen bir Latin Amerikan dans türüdür.

1940'lı yıllarda Afrika kökenli Amerikalılar tarafından ortaya çıkarılmış, II. Dünya Savaşı süresince Amerika'dan İngiltere'ye yayılmış ve ilk olarak 1944 yılında Londra'lı bir dans öğretmeni olan Victor Silvester tarafından "Jive" olarak isimlendirilmiştir.

Jive, Jitterbug adlı dansın akrobatik hareketlerinden arıdırılıp tekniğinin temizlenmesi ile ortaya çıkmış olup zaman içinde Rock and Roll, Boogie Woogie, Afrika-Amerikan Swing gibi danslardan etkilenmiştir.

Jive, çok canlı ve hareketli olmayı gerektiren bir dans türüdür. Bir süre uygunsuz bir dans olarak kabul edilmiş ve salonlarda yapılması yasaklanmıştır. Yarışma dansı olarak birçok değişiklikten geçmiş ve "Lindy", "West Coast Swing", "Amerikan Swing" ve "Rock 'n Roll" gibi farklı isimler almıştır. Rock and Roll dansına benzemekle birlikte, ondan daha hareketlidir. Günümüzde uluslararası Latin Ametikan dans yarşmalarında sergilenir.

Mambo

Mambo, rumba dansının daha hareketli daha kıvrak çeşidine denir. Genellikle Kuzey Amerika bölgelerinde bu dans çeşdi görülür.
Alıntı ile Cevapla
F L y Kullanıcısına Teşekkür Edenler :
F L y (07-05-2009)
  #2 (Mesaj Linki)  
Alt 07-05-2009, 02:52
F L y isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Standart

Türk HaLk DansLarı

Belirli Özelliklerine Göre Halk Danslarının Bölümlenmesi

Halk danslarının ortaya çıkış koşullarını ve günümüz toplumundaki yerini kısaca belirledikten sonra, bu dansların yansıttıkları zengin kültür öğelerine, sunuşlarına, bölgelerine, belirli ortak özelliklerine... göre bölümlenmesinden söz edebiliriz.

Halk danslarının kümelendirilmesinde bir yol olarak bölgesel dağılış ele alınabilir.
Çünkü Anadolu'da kimi dans dalları bölgelere de adını vermektedir. Örneğin Ege, Batı Anadolu Zeybek Bölgesi; Orta ve Güney Anadolu Halay Bölgesi; Doğu Karadeniz Horon Bölgesi; Doğu Anadolu Bar Bölgesi; Trakya Hora Bölgesi adını almaktadır.

Ancak bu tür kümelendirmeyi kesin çizgilerle belirlemenin güçlüğü vardır. Öncelikle dansların bölgeler arasındaki geçişleri göz ardı edilemez. Sözgelişi halay ele alındığında Orta Anadolu'nun dışında Doğu' da, Kuzey' de ya da başka bölgelerde de rastlamak olanağı vardır .Dansların değişik nedenlerle bir bölgeden ötekine geçişleri sonucu bir dansı salt bir bölgeye özgü saymamız da olanaksızlaşır.

Bu koşula bağlı kalarak halk danslarının bölgesel tür özelliğine göre dağılımını kümelendirebiliriz:



ZEYBEK : Aydın, İzmir , Muğla, Denizli, Bilecik, Eskişehir , Kütahya,
Çanakkale, Kastamonu, Uşak, Manisa, Balıkesir , Burdur ...

HALAY : Bitlis, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Kahramanmaraş,
Gaziantep, Erzurum, Erzincan, Sivas, Mardin, Muş, Yozgat,
Çorum, Adana, Ankara, Siirt, Hatay, Tokat, Şanlıurfa...

HORON : Trabzon, Samsun, Artvin, Ordu, Rize...

BAR : Erzurum, Kars, Ağrı, Artvin, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan...

HORA : Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale...

KARŞILAMA : Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, İzmit, Adapazarı, Çanakkale,
Bursa, Bilecik...

KAŞIK : Eskişehir , Afyon, Kütahya, Bilecik, Kırşehir , Konya, Mersin,
Antalya, Bolu, Bursa...

BENGİ : Balıkesir, Manisa, Bursa, Çanakkale...

Halk danslarının kümelendirilmesinde izlenebilecek bir yol da konularına göre ayırımlamadır.

Bu kümelendirme değişik biçimlerde yapılabilir: Örneğin bir ayırım dansçıların sayı ve cinsiyetine göre yapılandır: Tek kişilik kadın dansları Estireyim mi (Bolu), Yoğurt (Eskişehir)...; Tek kişilik erkek dansları Zeybek (Aydın), Misket (Ankara)...; İki kişilik kadın dansları Ördek (Bolu), Mandalar (Kırklareli)...; İki kişilik erkek dansları Hançer Barı (Erzurum), Kırka Zeybeği (Eskişehir)...; toplu kadın dansları Güvercin (Erzurum), Çömüdüm (Kütahya)...; Toplu erkek dansları Coşkun Çoruh (Artvin), Koçaklama (Ağrı)...; Kadın-erkek karışık danslar Delilo (Elazığ), Dokuzlu (Gaziantep)...

Bir başka ayırım da dansın eşliğinin türkülü Bağ Belleme (Afyon), Çalgılı Bengi (Balıkesir) ya da suskun Kılıç Kalkan (Bursa) oluşuna dayanmaktadır.

Bir başka ayrımlama biçimi de dans adlarının anlamlarından kaynaklanır: Yer adı taşıyan danslar Sivas Halayı (Sivas), Tavas Zeybeği (Denizli)...; renk adı belirten danslar Sarı Zeybek (Antalya), Yeşilim (Konya)...; sayı adı taşıyan danslar Beş Ayak (Malatya), On dört (Artvin)...; iş, meslek adı belirtilen danslar Kasap (Edime), Yağcılar (İzmir), Ormancı (Kastamonu)...

Dansların bu değişik ayırımlamalarının ardından konulan bakımından en sağlıklı kümelendirmeye gelebiliriz:

Anadolu halk danslarının büyük bir bölümü taklitli, dramatik yapılı danslardır. Bu nitelikli danslar doğa olaylarını, günlük yaşamı, kadın erkek ilişkilerini, vuruşmaları, hayvanları taklide dayanır.

Örneğin hayvan yansıma1ı danslardan Tavuk Ban (Erzurum) tavuğun hareketlerini; Ceylani (Kars) ceylanın yürüyüşünü; Serçe Oyunu (Gaziantep), serçe sıçramalarını taklit eder. Aynı biçimde Horoz Oyunu (Yozgat), Kurt Kuzu (Diyarbakır), Ördek (Bolu), Keklik (İçel), Ayı Oyunu (Bitlis), Kartal Oyunu (Bingöl) da hayvan taklitlerini konu edinir.

İş ve günlük yaşamı taklit eden danslardan Tesi (Artvin) yün eğirmeyi;

Köy Halayı (Sivas) günlük yaşamın değişik görüntülerini; Türkmen Kızı (İçel) hamur yoğurma, ekmek yapma, yün eğirme hareketlerini taklit eder. Madımak (Sivas), Yayılı Halayı (Yozgat), Kirman (Kayseri), İş Halay'ı (Sivas)... aynı küme içinde değerlendirilebilecek danslardır.

Kadın-erkek ilişkilerinin hareketlerle taklidine dayanan danslardan Sarı Zeybek (Sivas) ve Bıçak (Elazığ) erkeğin kadına dil dökmesine ve sonunda beraberliklerini anlatır. Aynı kümede Tekerleme, Kıskanç (Kars), Hürünü (Çorum), Sürdüm (Ankara), Sudan Geçirme (Kütahya) dansları da sayılabilir.

Çarpışma ya da savaşı konu alan danslar arasında Hançer Barı (Erzurum), Bıçak Horonu (Trabzon) saldırma, vuruşma ve savunma taklitlerine dayanır. Çandırlı Tüfek Oyunu (Giresun) dansçıların tüfeklerle belli bir noktaya ateş etme hareketlerine dayanır. Kılıç ve Kalkan Oyunu (Bursa) dansçıların kılıç ve kalkan seslerine uyarak çarpışmalarını anlatır. Ayrıca yine bu küme içinde fakat silahsız çarpışmayı anlatan taklitli danslar da vardır. Örneğin Sin Sin (Adıyaman), Çepik (Bingöl, Diyarbakır), Harkuşta (Bitlis)...

Doğa olaylarını konu edinen danslardan Uzundere (Kars) ve Coşkun Çoruh (Artvin) ırmağın akışını, coşkunluğunu canlandıran hareketleri taklitle anlatırken, Kavak (Erzurum) dansında da kavak ağacının rüzgarla hareketi canlandırılmaktadır. Doğa olgularını canlandıran danslar arasında Burçak Tarlası (Yozgat), Yayla Yolları (İçel), Yağmur Duası (Diyarbakır) Yağmur Yağar (Nevşehir), Sis Dağı (Giresun)... sayılabilir.



Merengue

Halk öyküsüne göre Merengue, Dominik’de çok önemli bir konuğun onuruna verilen bir şölen sırasında (Fiesta), önemli konuk dans eden insanlar arasına katılıp dans etmek ister. Ancak katı, eğilmez, bükülmez bir bacak sahibi olan şeref konuğu ancak müziğin ritmine uyarak yürüyebilir. Halk söylencesine göre Merengue böyle doğar.
Merengue, Cibao çevresinde (1850’lerde) oldukça yaygın bir şekilde özellikle de kırsal kesim insanlarının eğlencelerinde temel dans ve temel eğlence öğesi haline gelmiş ve buradan da tüm çevresine yayılmıştır. Ancak bu durum şehirler ve şehirlerdeki salonlar için böyle değildi. Uzunca bir süre bu dans şehirlerde yaşayan insanlarca kabul görmemiş bir köylü dansı olarak büyük bir titizlikle şehir yaşamından uzak tutulmuştur. Ancak daha sonraları Trujillo hanedanı diktatörlüğü döneminde stratejik nedenlerden dolayı kentlere de yerleşebilmiştir. Tarihe (her zaman olduğu gibi) gaddar bir diktatör olarak adını yazdırmış olan diktatör Trujillo, kendinin ve kurduğu siyasal nizamın propagandası için Merengue’yi kullanması gerektiği cinliğine müracaat etmiştir nitekim… Böylelikle merengue’yi kentlerde de yaygınlaştırmıştır. Bunun için özel olarak radyo istasyonları kurdurmuş, plak endüstrisi geliştirmiş ve merengue’yi “Dominik’in ulusal kültürünün temel taşı” ilan etmiştir. Bu rejim 1961’de yıkıldıktan sonra merengue, üzerine çöken bu aşağılık politik yükten kurtulmuştur. Böylece bu dans (ve müzik), kendi asıl köklerine tekrar geri dönerek “halkın ifade biçimi” özelliğine tekrar kavuşmuştur.
Merengue, bu tarihten itibaren diğer Karibik ahalisine de özgür ve eşit bir ortak ifade tarzı olarak yayılmıştır. Merengue, bu tarihten itibaren tüm dünyada tanınma ve sevilme fırsatı bulabilmiş ve özellikle de sadece kadınlardan oluşan dünya çapında takdir gören “La Chican” grubu bu konuda çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Bu dansın ve müziğinin meraklılarının Merengue'nin son 40 yıl içinde müthiş bir gelişme gösterdiğini belirler.
Dominikli dans bilimciler (müzik bilimcilerle birlikte) Merengue'nin daha basitçe kavranılması için merengueyi iki temel tipe ayırırlar:
a) Geleneksel
b) Kentsel

a) GELENEKSEL MERENGUE : Geleneksel merengue’nin kökeni köylülükten gıdasını alır ve müziği üç veya dört müzisyenle icra edilir. Böyle bir topluluk “Perico Ripiao” olarak adlandırılır. Müziğe eşlik eden sözler genellikle diyalektiktir. “Perico Ripiao” topluluğu merengue müziğini deniz kenarında icra eder ve dans da burada, genellikle de kum üzerinde (ne güzel!) yapılır…
b) KENTSEL MERENGUE : Öncelikle diktatörün manipülasyonu için düşünülmüş, aynı zamanda “plak endüstrisi”ne de hizmet vermesi için yani “maksimum kar” hesapları üzerinde yeşillendi. Gece kulüplerinde (şimdilerde buna “klap” deniliyor) diskolarda çok geniş bir enstrüman paletiyle icra edilir. Ancak bu tarzın müziğindeki sözler, kentsel yaşamın tüm yozlaşmalara çok elverişli olmasına rağmen yinede yoksulluk ve politik istismarların eleştirisi üzerinedir ağırlıkla… Ancak arabesk konular da, elbette işin dışında kalamaz. Aşk hüsranları, sevilen veya hayran olunan kadının “kahpece tutumları” ve “sadakatsizliği” yanık sesli icracılar tarafından “haykırılır”. Bu merengue tarzı, sol bacak ağırlıklı bir danstır. Burada karmaşık adımlar ve zıplama yoktur. Bu dansın ağırlık noktası kalçalarda yatar. Koordinasyon ise çok önemlidir



La Rueda Casino

Rueda sözlük anlamıyla tekerlek ya da çark anlamına gelir. Dans köken olarak bir İspanyol halk dansı olan Rueda formuna sadık kalınarak "salsalaştırılmıştır." Bu dansta çiftler bir daire düzeni içinde yer alırlar. Hareketlenme daire formundadır. Çiftler tarafından yapılan bu dansta eş değiştirme Rueda Casino'yu karakterize eder. Dansı doğal bir önder(cantante) tarafından yönlendirilir. Önder adımları ve figürlerin gerçekleştirilmesini verdiği komutlarla sağlar. Bu komutlara "cantantes" denir.

Rueda Casino ilk kez Küba'nın en meşhur otellerinden bir tanesinin casinosunda gerçekleştirildiğinden "Rueda de Casino" diye anılır. Optimum olarak 8 ile 10 çift tarafından tek daire şeklinde yapılsa da istenildiği kadar çift tarafından istenilen miktarda iç içe geçmiş daireler şeklinde de yapılabilir.

Bu dans cantanteler anlaşılmadan yapılamaz. Dansın doğal önderi iyi bir zamanlamayla ve iyi bir sesle yönlendirmesini yapmak zorundadır.

Rueda Casino'nun zaman zaman zincir üzerinde ya da yıldız formunda yapıldığı görülmüşse de geleneksel olanı bir ya da bir kaç halka oluşturarak daire düzeninde yapılmasıdır. Emprovize yanı yoktur. Tüm adım ve figürler kaosa yol açmaması için iyi bilinmek durumundadır.

Salsa müziği ile yapılan Rueda de Casino çok eğlenceli bir danstır. Salsa'nın en sevilen kollektif versiyonlarının başında gelir.

( Rueda Casino Rueda Salsa Rueda olarak da bilinir)
Salsa türevi bir halka tipi dans çeşididir. 1960'larda Guaracheros de Regla isimli grup ve grubun kareografı tarafından Havana Küba'da ortaya çıkarılmıştır. Rueda'da Çiftler bir halka şeklinde dizilir ve cantante adı verilen bir yönetici tarafından verilen komutlara uyarlar. Birçok komut el hareketleri ile iletilir bu gürültülü müzikte anlaşmayı kolaylaştırır. Hareketlerin isimleri İspanyolca'dır bazen İngilizce de kullanılır. Rueda'da çiftler sık sık değiştirilir.
Özellikle Küba'da ve ABD'de meşhur olan rueda dansı diğer birçok ülkede de yapılır.



Sirtaki

Sirtaki günümüz Yunan kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen Sirtaki dansı Bizans döneminde İstanbul'da oynanan Hasapiko Argo dansından doğmuştur. Hasapiko ağırlıklı olarak İstanbul'un Fener ve Balat semtlerinde kasap loncaları arasında doğdu ve 1900'lü yılların başına kadar kasap loncalarında popülerliğini korudu.
Ancak Bizans'ta günlük yaşamdan kesitler sunan bir eserde kasapların hayvanları kesmeden önce bir tür vicdan rahatlatma ritüeli olarak hayvanların etrafında döndükleri önlerinde diz kırıp çöktükleri türünden bilgilere rastlanır. O dönemde Bizans kasaplarının çoğu Arnavut olduğu halde Hasapiko'nun niçin bir Yunan dansı olarak ünlendiği ise başka bir muammadır. Ama eminiz ki yeni çalışmalar ortaya çıktıkça dansın kökenine ilişkin bilgilerimiz zenginleşecek değişip çeşitlenecektir.

Sirtaki mi Hasapiko mu yoksa Sirtaki-Hasapiko mu?

İsimlendirme konusunda özellikle de Yunanlı olmayanlar arasında ciddi bir kavram kargaşası anlaşmazlığı söz konusu. Yine de kimi isimlendirmeler artık yerleşik hale gelmiş durumda. Öncelikle Sirtaki görece yeni bir sözcüktür 1960'lı yıllarda kullanılmaya başlamıştır. O yıllara kadar asıl kullanılan sözcük Hasapiko ve onun türevleridir; Hasapiko Argo (Ağır Kasap) Hasapiko Grigoro (Hızlı Kasap) ve Hasaposerviko (Sırp Kasabı) gibi.
Peki Sirtaki nereden çıktı? Sirtaki sözcüğü bir diğer Yunan dansının adı olan Sirto sözcüğüne Yunanca'da küçültme ve şirinleştirme eki olan -aki soneki eklenerek elde edilmiştir. Bu yeni isimlendirmeye Hasapiko'da yapılan bir değişiklik nedeniyle ihtiyaç duyulmuştur. Böylece Hasapiko Argo ile Sirtaki arasındaki farka gelmiş oluyoruz; Hasapiko Argo aynı ritimle başlayıp biten yavaş bir danstır. Ancak özellikle Theodorakis ve Hacıdakis gibi bestecilerin 1960'lı yıllarda geleneksel Yunan müziklerine getirdikleri yeni yorumlarla birlikte geleneksel Yunan dansları da bu dönemde belli bir değişime uğramıştır. Ağır bir ritimle başlayan Hasapiko Argo belli bir noktadan sonra giderek hızlandırılmaya başlamıştır. İşte bu yeni türü saf Hasapiko'dan ayırmak için Sirtaki sözcüğü türetilmiştir. Yani Sirtaki Hasapiko Argo ile başlayan ama bir süre sonra hızlanan dansın adıdır. Öyleyse Sirtaki hem Hasapiko'ya bağlıdır hem de ondan bağımsızdır.
Öte yandan bu isimlendirmeleri karmaşık hale getiren şey çeşitli kesimlerin bu danslar karşısındaki tutumlarıdır. Bu anlamda Sirtaki sözcüğü günümüzde bir parça aşınmıştır. Yunan kültürünün özgünlüğü hakkında kaygı taşıyan çevreler Sirtaki sözcüğünü dejenere olmuş içi boşaltılmış bir sözcük olarak görür ve bu yüzden genellikle Hasapiko sözcüğünü kullanırlar. Bu kültürü fazlaca bilmeyenler ise Hasapiko Argo için bile Sirtaki isimlendirmesini kullanırlar.

Sirtaki-Hasapiko Müzikleri

Sirtaki-Hasapiko parçalarının müziksel yapısı çoğu zaman 2/4'lük bir ölçüye dayanır. Tempo genellikle 60-65 bar/dakika biçimindedir. Bu standart ölçünün yanı sıra özellikle Sirtaki parçaları 2/4'lük Hasapiko ölçüsü ile başlayıp 4/4'lük Hasaposerviko ölçüsü ile bitmektedir. Bu tür parçalarla dansedilirken dansa ağır Hasapiko ritmi ile başlanır daha sonra şarkının bir yerinde müziğe bağlı olarak yumuşak ya da sert bir geçişle Hasaposerviko'ya geçilir. Bazı Hasapiko müziklerinde özellikle de eski parçalarda taksimia denilen uzun bir intro bölümü vardır; ancak yeni parçalardaki taksimialar çok daha kısadır hatta kimi yeni parçalar doğrudan ritimle başlamaktadır.

Sirtaki-Hasapiko Müziklerinin Enstrümanları

Sirtaki-Hasapiko müziklerinin geleneksel enstrümanı kuşkusuz Buzuki'dir. Yunanca'daki "buzuki" sözcüğü Türkçe'deki "bozuk" sözcüğünden türemiştir; zira buzuki olarak bilinen çalgı Anadolu'da yaygın bir şekilde kullanılan Bozuk Saz'ın küçültülmüş bir türevidir. Buzuki dışındaki Sirtaki-Hasapiko müzik enstrümanları arasında şunlar sayılabilir: bağlama (baglama) ud (udi) santur (santuri) kanun (kanoni) çimbalo (santurun biraz daha geliştirilmiş türevi) laterna tulum (gayda) davul (daoli) ve akordeon. Yeni müziklerde bunlara org gitar ve piyano da eklenmiştir. Sirtaki müziklerinde kimi zaman bu enstrümanlardan birkaçı kimi zaman da tümü çeşitli kombinasyonlarla bir araya getirilerek birlikte veya dönüşümlü olarak kullanılmaktadır. Ancak buzuki ve baglama çoğu parçada temel enstrümanlar olarak öne çıkar.

Figürler

Sirtaki-Hasapiko balo salonlarında büyük bir disiplin ve ciddiyetle icra edilen "avant-garde" danslardan oldukça uzak bir karaktere sahiptir. Modern batı danslarıyla kıyaslandığında Sirtaki-Hasapiko yalın bir danstır. Ama basit değildir. Bu dansta da belli bir beceri ve ustalık gerektiren birçok karmaşık figür vardır. Bununla birlikte çeşitli sıçrama ve bükülmeleri saymazsak Sirtaki-Hasapiko'da bedeni çok zorlayan veya aşırı bir çeviklik gerektiren figürler çok fazla değildir. Hayatlarında hiç dansetmemiş bazı öğrencilerim bile çoğu figürü kolayca öğrenebildi. Ama tuhaf olan şu ki insanlar esasen basit figürlerde daha çok zorlanıyorlar. Belki de böylesi figürleri hafife aldıkları için! Genel olarak bakıldığında Bu daınsta öğrenilmesi zor olan şey figürler değildir; esas zorluk bu figürlere can ve ruh kazandıracak bir tarzı ve havayı kazanma noktasında karşımıza çıkıyor. Yani Sirtaki-Hasapiko öğrenilirken üzerinde en çok durulması gereken şey estetiktir. Figürlerin bedene iyice oturup refleksleşmesi anl..... gelen estetik ise zamanla ancak bir figür defalarca yapıldıktan sonra kazanılabiliyor. Sevindirici olan şey şu ki diğer danslarla kıyaslandığında bu süreç Sirtaki-Hasapiko'da çok hızlı işliyor; öğrenci birkaç hafta içinde çarpıcı bir gelişim kaydedebiliyor.
Sirtaki-Hasapiko ve diğer Yunan danslarının figürleri üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Yunan halk dansları üzerine yaptıkları önemli araştırmalar ve çalışmalarla tanınan Prof. Alkis Raftis ve Dora Stratou gibi araştırmacılar çeşitli figürlerin ortaya çıkışı ve bu figürlere yüklenmiş anlamlar üzerinde hayli ilginç gözlemlerde bulunmuşlardır. Bu çerçevede ele alındığında Sirtaki-Hasapiko figürleri üç farklı kategoriye ayrılır; coşku ve sevinç figürleri koyverme ve dağıtma figürleri toparlanma ve durulma figürleri. Bu figürlerin tümü aynı müzik parçasında ardışık olarak yapılabilir; öte yandan bazı parçalar belli bir figür grubuna daha uygundur.


Alıntı ile Cevapla
F L y Kullanıcısına Teşekkür Edenler :
F L y (07-05-2009)
  #3 (Mesaj Linki)  
Alt 07-05-2009, 14:15
F L y isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Standart

BALE

MS 300 ile 1300 arasında Avrupa'da dansın izi kayboldu. Kiliselerde yasaklandı. O dönemde alanlarda gösteriler yaparak dansı yaşatmaya çalışan bazı gezgin dansçı oyuncular dışında dansın yeniden canlanmasını sağlayacak tiyatro benzeri topluluklar da yoktu.

Rönesans'la birlikte dans Eski Yunanistan ve Roma'nın öbür sanatları gibi yeniden yaşamın bir parçası olmaya başladı.Kiliseden kovulan dans İtalyan soylularının düzenledikleri görkemli balolarla saraylara girdi. Balo ("ballo") İtalyanca'da dans anlamındadır ve bale sözcüğü de bu sözcükten türemiştir. 1547'de İtalya'nın soylu ailelerinden Catherine de Medicis Fransa kraliçesi olunca dansa karşı ilgi Fransız sarayına taşındı ve dans burada da coşkuyla karşılandı. 1661'de Kral XIV. Louis iyi dans etmenin kurallarını ve ölçütlerini belirleyen ilk Kraliyet Dans Akademisi'ni kurdu. Bu nedenle birçok bale terimi Fransızca'dır. Baleyle ilgili hemen her şey bu kurumda geliştirilmiştir.



RUMBA

Rumbanın yavaş kalp atışını andıran ritmi ve romantik müziği onun sonsuz ve evrensel çekiciliğinin ana etkenidir. Dansın kendisi tutkusuyla partnerini ritmin yoğunluğunda baştan çıkarmaya çalışan duygulu ve kışkırtıcı Latin aşığının özgüvenini ve gücünü simgeler. Ancak Rumba'da bayan kolay boyun eğmez. Dişi cilveli ve nazlı edasıyla erkeğini önce cezbedip sonra onun yakınlaşma isteğini reddederek kendi yaptırımını ortaya koyar. Şayet Tango tutkunun dansıysa Rumba da hiç kuşkusuz aşkın dansıdır. Tutuş pozisyonu alıp Rumbanın temel adımındaki katıksız duygu yoğunluğunu hissetmek ancak birkaç derin an dans ederken yaşanabilir: Doğal ritimle Guajira'ya geri yankılanan romantik ama sade nağmelerle ve kaderleriyle bu dansta yüzleşen bir kadın ve erkeğin zaman tanımayan hisleriyle birlikte hareket etmek.
Uluslararası rumba dansı adının da taşrayı çağrıştırdığı üzere eski bir folklorik dans olan Küba kökenli "Guajira"ya çok şey borçludur. En popüler Guajira müziği bir Rumba klasiği haline gelmiş olan Joseito Fernandez'in dünyaca ünlü parçası "Guantanamera"dır. Küba geleneğinde "rumbiar" fiili dans etmek anl..... gelir ve "Rumba" da bu terime bağlı olarak çok çeşitli dansları hatta "dans partisi"ni çağrıştırır. İspanyolca'nın yaygın olduğu günümüzde bizim tanımladığımız Rumba aslında "Bolero-Rumba" olarak bilinir.
"Square Rumba" denilen ve normalinden daha sıkı bir tutuş stili olan rumba ilk kez 1930ların başında dikkat çekti. Bu stil

Avrupa ve Amerikada daha da geliştikçe belki de yanlış tanımlanarak 1940ların sonunda "Cuban Rumba" olarak bilinmeye başlandı. "Cuban Rumba"da dansta akıcılık ve dinamik bir tarz gerektiren açık tutuşlar daha fazlaydı.
1990larda ise muhteşem varisleri Alman Hans Galke ve Bianca Schreiber gibi emsalsiz shovlar sunan ve onüç defa Dünya Profesyonel Latin-Amerikan Dans Şampiyonasını kazanan İngiliz Donnie Burns ve Gaynor Fairweather sayesinde "Uluslararası Rumba" stili yeni boyutlara ulaştı. İlginçtir ki günümüzde Havana barlarında ve Küba taşralarında dans ederek yaşayan yerliler için kendi kültürel danslarında tanıdık buldukları tek şey bu dansın ismidir. Ancak Kübayı ve Karaipleri gün geçtikçe daha çok insan ziyaret etmekte ve Latin-Amerikan dansının özündeki sadelikten etkilenmektedirler- bir kadın; bir erkek; müzik ve dansın doğallığı.


Müzik ve Ritim
Rumbanın temposu dakikada 26-27 bar olan yavaş bir ritimdir. Geleneksel Rumba belki de güftenin havasını yansıtabilmek için genelde dakikada 23-24 bar olan bir hızda çalınır. 4/4 olan zaman cetveli her "bar"ın dört adet eşit ağırlıklı vuruşa sahip olduğunu gösterir. Latin perküsyonistin vurgulayacağı dördüncü vuruştur.


Zamanlama
İleri ve geri Rumba hareketlerinde deneyimli dansçı vuruşun ilk yarısını bir yandan hareketsiz beklerken diğer yandan ayak pozisyonunu alarak harcar. Vuruşun ikinci yarısını ise vücut ağırlığını diğer tarafa aktararak kullanır. İki vuruşluk yana adımlarda ise dansçı ilk yarı vuruşu gene ayak pozisyonu almak için harcarken diğer yarım ve tam vuruşu daha yavaş ve keskin bir vucüt ağırlığı transferinde kullanır.
Birçok yeni Rumba dansçısı ikinci vuruşta dans etmeleri söylendiklerinde başlangıçta zamanlamada zorlanırlar. Bu durum genelde dansın başlatıldığı ileri ve geri Rumba adımlarının ikinci vuruşta atılması gerektiğine bağlıdır. Nitekim bazı eğitmenler ayak pozisyonunu alarak dördüncü vurgulu vuruşta başlanmasını ve bu vuruşun kalanıyla birinci vuruşun tamamının vücut ağırlığı transferine harcanmasını tavsiye ederler.
Bu dansı yeni öğrenenler ikinci vuruştaki ileri ve geri adımları kolaylaştırması açısından alternatif olarak birinci vuruşta bir yan adım atmayı tercih ederler. Hareketlerin metodunu öğrenirken zamanlamanın ileri ve geri adımlar için "hızlı hızlı"; yan adımlar içinse "yavaş" olarak benimsenmesi kolaylık sağlar. İlginçtir ki uluslararası dans komitesi Rumba ritminin açıklandığı üzere doğru yorumlanması konusunda titizlik gösterirken; bir çok Latin Rumba dansına daha kolay olan birinci adımla başlayarak dans etmekten memnuniyet duyarlar.



Cha Cha


Cha cha cha içinde hızlı hareketler barındıran canlı ve dinamik bir Latin Amerikan dansıdır. Mambo ve Rhumba'nın bir senaaai olan bu dans diğer danslara göre yeni olmasına karşın basit ve sade yapısından dolayı kısa zamanda popülerlik kazanmıştır. Bir pozisyon dansı olmasından dolayı küçük alanlarda rahatlıkla uygulanabilir. Çiftlerin kapalı ve açık tutuşta veya mesafeli olarak gerçekleştirebileceği figürleri vardır. İhtiraslı tarihi bu dansı yaparken yaşatılması gereken duyguların başında gelir. Cha cha cha'nın pistteki genel karakteri asalet veya ciddiyet taşımaktansa; neşeli sevinçli biraz da yaramaz muzır bir parti atmosferi içerir.

Tarihçe

Cha Cha Cha'nın ilk olarak 1950'li yıllarda Mambo ve Rhumba'nın bir senaaai olarak Amerika'da ortaya çıktığı kabul edilir. Basit yapısı ve neşeli müziği sayesinde kolayca yayılmış Uluslararası Latin Amerikan Dansları yarışmalarında diğer dansların yanında kendine yer bulmuştur. Bu dansın ismi günümüzde genellikle "Cha Cha" olarak kısaltılmaktadır.

Cha Cha Cha müziği keskin sert neşeli bir yapıdadır. Ancak ezgileri bu duygular yanında özensizlik ve savrukluk da taşır. Müzikte vurgu ilk ölçüdedir. Ritimdeki keskin vuruşlara danstaki anî ve sert hareketler karşılık gelir.



Paso DobLe



"Paso Doble" terimi dansın kültürünü pek de çağrıştırmayarak "iki adım" anl¤¤¤¤¤ gelir. Tıpkı İspanyolların boğa güreşlerindeki gibi erkeğin bir matadoru ve kadının da pelerinini temsil ettiği bu dans sadece anayurdu İspanya ve Fransa da değil, tüm dünya çapında etkisi yok olmayacak bir tutku silsilesi yaratmıştır.
İspanya'yla daha çok bağdaştırılmasına rağmen, Paso Doble Fransızların standart danslarından biri olduğu için bir çok popüler figürün Fransızca ismi vardır. Tıpkı Viyana Valtz'i gibi, Paso Doble de yüksek seviyede teknik kabiliyet gerektiriyormuş gibi bir imaj yaratır. Bunun en büyük sebebi, insanların bu her iki dansı daha çok televizyonda yayınlanan dans yarışmalarından takip ediyor olmalarıdır. Buna karşın Paso Doble'nin kolaylaştırılmış sosyal versiyonu, yaş veya kabiliyet sınırı tanımaksızın dünyadaki dans klüplerinde ve İspanya, Fransa, Latin-Amerika ülkelerinde daha yaygındır.

Müzik ve Ritim

Paso Doble'nin müziği ilk defa dans eden birinin kolayca takip edebileceği 1-2-1-2 marş ritmindedir. Adımlar arasında çok az ritim değişiklikleri vardır ve herkes bu danstan zevk alabilir. Dansın temposu biraz hızlı olmasına rağmen zor değildir ve dakikada 60 barı geçmez.

Paso Doble Notları

Karakter: Gurur ve Ağırbaşlılık, İspanya ve Flamenko esintileri, Marş ritmi
Hareketler: Vucut gergin, Pelerin hareketleri, Yuvarlak hareketler, Sert yürüyüşler.
Bar/dakika:27 bar.
Zamanlama: 2/4

Alıntı ile Cevapla
  #4 (Mesaj Linki)  
Alt 07-05-2009, 19:36
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart Bungee Jumping



Bungee Jumping Nasıl Yapılır?

Bungee Jumping yapacak kişi öncelikle bu sporu yapmak için tehlikeli olabilecek rahatsızlıklarının bulunmadığını yazılı beyanatla belirtmek zorundadır. Bundan sonra bungee jumping yapacak kişinin ağırlığı görevlilerce ölçülerek gerekli güvenlik malzemeleri giydirilir.

Atlayıcı vinç tarafından yukarı çekilecek sepete bir görevliyle birlikte gerekli emniyet önlemleri alınarak bindirilir ve ağırlığına uygun olan iple vinç tarafından gerekli yüksekliğe çıkarılarak (yükseklik yaklaşık olarak 50 m.dir.) buradan boşluğa bırakılır.

Atlayıcı yaklaşık olarak 10m.lik bir serbest düşüşten sonra insan fiziğine zarar vermeyecek bir ivmeyle ip tarafından yavaşlatılır.

Düştüğü yüksekliğin yaklaşık %70’ i kadar tekrar yukarı ivmelenir ve bu hareket sönümleninceye kadar devam eder.

Bungee Jumping nerede yapılabilir
Bungee Jumping yapılabileceği yerler sadece vinçle sınırlı değildir. Yüksekliğin ve açının uygun olduğu her türlü kule ve köprüden atlayış gerçekleştirilebilir.

Ülkemizde bu sporun yapıldığı yerler genellikle parti alanları şenlikler ve bazı tatil yerleri. Kalıcı platformlar bulunmuyor.

Yani Türkiye' deki sistem bulduğunuz yerde atlayın sistemi.
İstanbul Kilyos' ta Solar Beach Bodrum Çeşme bungee jumping yapabileceğiniz yerlerden bazıları.

Yurtdışında ise daimi merkezler bulmak mümkündür.

Bungee Jumping Malzemeleri
A) Temel malzememiz İp:
Bungee sporunda iki çeşit ip kullanılır. kılıflı ip ve tamamen lastik ip.
1- Kılıflı İpler : Bu ip 1978 yılında İngiltere'de ilk modern bungee atlayışında kullanıldı. İp askeri amaçlı geliştirilmiş olup hala pek çok ülke ordusu tarafından kullanılmakta.
İpin merkez kısmındaki ince lastik lifler sentetik bir kılıfla korunurken her bir ip 800 kilo taşıyabilme kapasitesine sahiptir.
2- Lastik İpler : Bu tarz ip Yeni Zellanda'da sadece bu spor için özel olarak üretilmiştir.
Binden fazla lastik lifin birlikte kullanılması ile oluşur. Bu materyal atlayış sırasında normal uzunluğunun 4 katı kadar esneyebilir.

B) Emniyet kolonları (harness):
Göğüs-bel emniyet kolonu ve ayak bileği emniyet kolonu olmak üzere iki çeşittir.
Göğüs emniyet kolonu yeni başlayan ve kısa mesafe atlayışçıları için uygundur.
Bu tarz emniyet kolonlarında ipin vücuda bağlandığı yer ağırlık ve dönüş merkezlerine çok yakın olduğundan vücutta en az baskının oluşması sağlanır.
Ayak bileğinden bağlananlarda ise serbest düşüş ve salınımlar daha çok hissedilir. Uzun atlayışlar için daha uygundur.

Sağlık : Bungee jumping yapacak kişi aşağıdaki sağlık sorunlarından herhangi birine sahip olmamalıdır.
· Kalp rahatsızlıkları
· Tansiyon bozukluğu
· Epilepsi (sara)
· Herhangi bir ortopedik rahatsızlık
· Psikolojik veya nörolojik rahatsızlıklar
· Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı
· Hamilelik

Alıntı ile Cevapla
Funda Kullanıcısına Teşekkür Edenler :
  #5 (Mesaj Linki)  
Alt 07-05-2009, 19:38
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart Karting Hakkında Genel Bilgiler

Kart yarışı ya da Karting açık tekerlekli motor sporlarının değişik bir türü olduğu gibi, küçük dört tekerlekli araçlara genelde kartlar, go-kartlar gibi isimler, vites kutusu/vites kolu kartları gibi de güvenilir tasarımların ürünüdür. Genellikle küçültülmüş pistlerde yarıştırılır. Karting genelde seçilmiş ilerleme vasıtaları ile daha yüksek ve daha pahalı arabalar olarak motorsporları sıralarında bulunur.
Kartlar geniş çapta hızı değişebilen ve biraz (Süperkartlardan bilinen) 250 km/s hızını aşabilirler. Fakat karting, insanlar tarafından parklarda eğlence için 25 km/s hız yapabilen araçlar olarak bilinir. Bir KF1 kartı 125 cc'lik iki vuruşlu motor ile baştan sona olan ağırlığı ve sürücünün ağırlığı ile beraber yaklaşık 150 kg'dır ve yaklaşık 140 km/s hız yapabilir. 3 saniyeden daha az sürede 0'dan 96 km/s'ye 125 cc'lik vites kolu (6 vitesli) ile ulaşılırken; toplam hızı ise uzun pistlerde 185 km/h'dir.





Bölümleri

Şasi
KF1 arkası, şasisi

Şasi genelde çelik tüpten yapılır. Süspansiyon bulunmaması sebebiyle şasi yeterince süspansiyon gibi esnek çalışmaktadır. Ve yeterince katı olması dönüşte hız kesmesini ve arkadaki pilota yol verilmemesini sağlamaktadır. Kart şasileri ABD'de 'Açık', 'Kafesli', 'Düz' ya da 'Ofset' olarak sınıflandırılır. Bütün CIK ve FIA şirketleri sınıflandırmada 'Açık' ve 'Düz'ü tercih etmektedirler.

* Açık kartlar kafesliye dönüştürülemez.
* Kafesli kartların kafesleri sürücülerin etrafını sarmaktadırlar; genellikle kirli(çamurlu) pistlerde kullanılır.
* Açık şasililerde pilot şasinin ortasına oturur. Açık şasiler sprint yarışlarında kullanılır.
* Ofset şasililerde pilot şasinin sol köşesine oturur. Ofset şasiler sadece sola dönüşlü oval pistlerde kullanılır.

Şasilerde katılık farklı ve karakteristik yol tutuş durumuna olanak sağlar. Genellikle kuru zeminlerde daha katı şasiler tercih edilir. Islak zeminlerde daha esnek bir şasi tercih edilmektedir. En iyi şasi arkadaki barları katılaştırırken, önünde ve yanında eklenmiş ve ya yeniden harekete geçirilen uygun olan yarış durumuna hazırlar. Fren yapmaya erişilen disk freni birleştirilmiş arka dingillerden oluşur. Ön disk freni artan biçimde genel; bununla birlikte kesin sınıflar buna izin vermezler. Profesyonel yarış kartlarının genellikle ağırlıkları 75 ila 80 kg arası bütün dış sürücüleri kapsar. Avanti, Tony Kart, Trulli, Birel, CRG, Gillard, Intrepid, Kosmic, Zanardi ve ya FA Kart markaları biraz güzelce bilinen Avrupa'da imal edilen kaliteli kart şasi markalarına örnek verilebilir. Margay ise Amerikan kart şasi markası olarak örnek verilebilir.





Motor

Lunapark gibi mekanlarda kart motorları en çok 4 stroklu motorlar ve ya elektrikli motorlardır.Fakat yarış pistlerinde küçük 2 ve ya 4 stroklu motorlardır.

* Elektrikli kartlar düşük bakımlı, sadece kurşun asitli aküye ihtiyaç duymakla beraber içine tıkalı şarj dinamosunu düzenleyici bulunmaktadır. Bunların serbest kirletmeme, atmama ve sigara içmeme kuralları eklendiğinden beri, yarış pistleri artık kapalı alanlarda da yapılabilmektedir. Tamamen şarj edilmiş bir elektrikli kartlar 20 dakika boyunca bir pistte tur atabilmektedir.
* 2-stroklu kart motorları gelişmiş yapılı imalata adanmıştır. Gelecek vaadeden IAME(Parilla,Komet), TM, Vortex, Titan, REFO, Yamaha ve Rotax gibi imalatçı markaları bulunmaktadır. Bu şirketler kartları 8 hp gücüne kadar tek silindirli 60 cc'lik birimden (Vortex tarafından geliştirilen MiniROK) 90 hp'lik çift 250 cc'lik motora kadar geliştirebilmektedirler. Bugün, en popüler kategorilerden bütün dünyada 'Dokun-ve-ilerle' (TAG) yöntemini 125 cc'lik birimlerde uygulanmaktadır. En son 125 cc'lik KF1 motorlarında elektronik olarak 16.000 rpm'de limitlendirilmiştir. Bugün bir çok su soğutmalı; bununla birlikte daha önce hava soğutmalı motorlar bu sporu domine etmiştir.
* 4-stroklu motorlarda bulunan hava soğutmalı endüstriyel motor standart olabilmekte, bazen küçük modifikasyonlar ile bu 5 hp'den 20 hp'ye çıkabilmektedir. Briggs & Stratton, Tecumseh, Kohler, Robin ve Honda burada imalatçı markalardır. Bu markalar yarış için ve eğlence amaçlı kart uygulamaları için yeterli olabilmektedir. Bu markalar ayrıca çok güçlü dört-stroklu motor imalatçılar arasına Yamaha, TKM, Biland ve ya Aixro (Wankel motoru) 15 hp ile 48 hp güç sağlayan motorlar sunabilmektedirler. Bunlar 11.000 rpm ile pist etrafına yarışıp, imalatçıların belirli bir biçimde karting aracı ürettiklerini gösterir. Bu kartlar bazı Uluslararası Şampiyonalarda 2-stroklu sınıflarda gösterilebilirler.

Transmisyon

Kartların diferansiyel kutusu bulunmamaktadır. Diferansiyel kutusu eksikliği bir arka tekerleğin virajı alırken patinaj çekmesine; bu yüzden tasarlayarak erişilen şasilerin içinde kart virajı dönerken bir arka tekerleğin az oranda kalkmasıdır. Bu lastiğin yolu kavramasını eksiltmesini ve ya lastiğin pistten tamamen havalanmasını sağlar. Yayım gücü motordan iletilen arka dingillerin zinciri ile sağlanır. Her iki motor ve dingil dişlisi harekete edebilir; bunların oranına göre uyarlanmış olması pist biçimini en fazla kendi lehine kullanılması için yapılır. Eski günlerde, kartlar sadece direkman sürülüyordu, ama bunu kurma konusundaki güçlüklere kısa sürede neden olmuş merkezkaç debriyajı kulüp seviyesi sınıflar içindi. Kuru merkezkaç debriyajı şimdi pek çok kategorilerde kullanılmakta, (Rotax Max buna örnektir.) ve bu kategorilerde olma kuralı gibi baş ulusal sınıflar 125 cc'lik debriyajlı motorları Ocak 2007'den beri anahtarlamıştır.

Lastikler

Tekerlekler ve lastikler normal araba lastiklerinden çok daha küçüktür. Jantları genellikle magnezyum ve ya alüminyumdan yapılır. Lastikler viraj dönüşleri gücünü 2 G (20m/s2), buna bağlı olarak şasilerde, motorlarda ve motor montajında destekler. Diğer benzer motor sporlarında, kart lastikleri kullanım için değişik görünümlerde uygun pist koşullarına göre kullanılır:

* Çok geniş dişsiz lastikler, kuru havalarda kullanılır. Ulusal düzeyde yarışlarda bunlar biraz da en yumuşak ve en çok tercih edilen motor sporları lastiğidir. Bazı araba lastiği imalatçı şirketleri, örneğin Bridgestone, Dunlop ve ya Maxxis, kartlar için lastik yapmaktadırlar. Bunlar ayrıca belirli kart lastiği imalatçıları ki onu içeren MG, MOJO,ve Vega'dır. Geniş dişsiz kart lastiği birçok değişik bileşenleri ortaya getirir. Çok yumuşaktan (maksimum tutuş) çok serte (eğlence ve kiralık olanlar için, en az tutuşlu fakat uzun süreli dayanan.) kadar bileşeni vardır.

* Yağmur lastikleri, ya da "ıslak", ıslak havalar içindir. Bunlar oluklu, yumuşak bileşenlerden elde edilen, ve geniş dişsiz lastiklerden daha darlardır. Bütün yarışların yağmur lastikleriyle (kuru olsa da) yarışmasına izin verilmez.
* Özel olarak, çivili lastikler buzlu durumlarda kullanılırken; ve ya "kesintililer" yüksek tutuş kirli/balçıklı otoyollarda kullanılır. Kesintililer geniş dişsiz lastiğin çark(ve ya tomar) kullanılarak elle en iyi şekilde kullanılabilinen hale getirilmesidir.

Harici kontroller

Karting araçlarının eğlence parklarında kullanılması, açıktan olan elektrik kontrollerinin uzak hız limitleyicilere yardım edenleri daha güvenli bir yere terfi ettirip etkinlik kontrollerini oradan yapmalarına bağlıdır. Bir kaza olayı sırasında ve ya kontrol yarışçısının dışında pist akıbeti uzaktan yavaşlatılabilir ya da bütün araçları tamamen pist aracılığıyla radyo kontrolleri ile durdurabilir. Bu uzak hız kontrolu ayrıca genç sürücülerin hız yavaşlatma limitlerini yapabilir, o yarıştan ibaret olan sadece yetişkinlerin daha yüksek bir hızda yarışmalarına izin verirdi. Bu kontroller (yalnızca biri değil) elektriği ve motor kartlarını yakardı.

Yarışma

Kart yarışı genellikle motorsporlarının en ekonomik türü olarak kabul edilir. Serbest zaman aktivitelerinde, neredeyse herkes tarafından yapılabilen, ve kendisi gibi motorsporlarının içinde kendisine, FIA(CIK adıyla) tarafından düzenlenenen tek spor, 8 yaşından büyük kişilere de lisanslı olarak kart sürme izni verilir.
ABD'de kartinge FIA'nin bu işte adı bile gözükmez, bunun yerine bir çok organizasyoncular yarışı düzenler, örneğin IKF (Uluslararası Kart Federasyonu), WKA (Dünya Karting Birliği), IRA (Uluslararası Yarış Birliği), KART (Amerikalı Kartçıların Yarış Üçlüsü), ve daha yakında olan Karting Yıldızları tarafından düzenlene Indy Yarış Ligi'dir. Birleşik Krallık'ta MSA (Motor Yarışları Birliği Karting yarışlarını düzenler. Bazı birlikler, örneğin NatSKA Uluslararası Karting Birliği organize yarış toplantılarını başından sonuna kadar MSA'nın yetkisindedir. Avustralya'da Avustralya Karting Birliği tarafından yönetilen biri adına FIA ve CAMS'dır. Çeşitli kart pistleri tecrübeli olmaya izin veren türdedir. (Avrupa'dan resmi olarak onaylanan yarışlarda bile olsa.) Yarış sınıflandırmalar yaşları 7 ve ya 8 (Amerika'da 5 yaşındaki çocuklar için "Çocuk Kartları" vardır.) ve genellikle sürmeye 3 yıllık-yaşlık gruplandırmalar ve ya kilo taksimatlıya değin "uzman" statüsü için 15 ve ya 16 yaş arası, diziler üstüne bağlı olur.






Yarış formatları

Genellikle, yarış formatları aşağıdaki gibidir:

Sprint

Sprint yarışı ayrılmış, benzer kart pistleri küçük yol adetleri, sola ve sağa dönüşlerle olur. Pistlerin uzunluğu genel çeyrek mil (400 metre) ile bir mil (1600 metre) arasındadır. Sprint formatı dizisi kısa-devam eden şeklinde, normal olarak kısa sayıda turlar için, finali nitelendirmek için, çeşitli puan skorlarını hesaplanması, yarışın ayrıntılı kazananına belirmek için kullanılır. Genellikle devam süresi normal olarak 15 dakikayı aşmaz. Burada, hızlı ve mükemmel geçiş en çok önemlilik taşıyan şeydir. Bu normalde formatın içinde üç ısınma turu ve final yarışında birincilik pozisyonu için çalışılır. FIA Şampiyonalarında, Karting Dünya Şampiyonası da dahil bu formatın içinde yer alırlar.

Dayanım

Dayanım yarışları büyütülmüş periyotlarda, 30 dakikadan 24 saate kadar ve ya daha fazla, bir ve ya daha fazla sayıda pilottan oluşur. Genelde, tutarlılık, güvenirlilik, ve pit stratejisi hızdan daha büyük önemlilik taşır. "Dayanım" olarak bilinen yarışlar ABD'de, en çok WKA & IKF tasdik edilmiş yarışları genellikle son 30 dakikada (Sprint dayanımı) ve ya 45 dakikada (Az dayanım) ve yarışın devamlılığı dışında pit stoplarıdır. Dayanım yarışları tamamen dolu-ölçü yol yarışı pistleri genellikle 1.5 ila 4 mil arasında uzunlukta beklemektedirler.(Mesafe değişmektedir.) Daha güzeli kadar iyi 24 Saat Le Mans yarışı ayrıca otomobiller için 24 saat karting için yer almak ki onu Alain Prost, Fransa'da yapmıştır. Bu yarış 1986'dan beri yapılmaktadır. Kazananlar listesinde Sébastien Bourdais (1996'da), dört kere Champ Car şampiyonu ve şimdilik geçici Formula 1 Toro Rosso pilotu olarak yer almaktadır.

Hız yolu

Hız yolu yarışları asfaltta ve ya oval kil pistleri ki bunlar normalde 1/6 mil ve çeyrek mil uzunluğundadır. Pistler aslında iki düz ve dört sola dönüşlü virajlardan meydana gelirken, bazı pistler simetrik ve sık sık paralel biçimde yumurta gibi ve ya üçlü ovallerden meydana gelir. 'Ofset' kart şasileri gelişmiş kesin elle ayarlanabilme için sadece sola dönüş içinde yarış rekabeti oval ve ya üçlü oval pistleri olarak yer alırlar. Hız yolu yarışları dereceli olarak uzunluğu 4 turluk olanları hızla ilerleme kupasında, 20 turlukları ise ana yarışlar içindir. İki ana yarış formatı pis hız yolu yarışlarında kullanılıp ısınma yarışlarında ve süreli yarış niteliğindedir.

* Uluslararası Kart Federasyonu (IKF) yarışlarında yarış formatları iki 10 turluk ısınma turlarını izleyen 20 turluk final vardır. Bitiş pozisyonu iki ısınma yarışında kullanılan hesaplayıcı başlangıç pozisyonundan yarışın asıl belirleyici niteliğine göre hesaplar.
* Dünya Karting Birliği (WKA) zaman niteliğini kullanır. Kartlar donanımlı aktarıcılarla dışarıdan pistin içine grup olarak 5 ve ya daha az sayıyla en hızlı turu başarmaktır. 20 tur sonunda yarış özellikleri belirli sıralama turu zamanlarına bağlıdır.
* Amerikan Kart Yarışı Birliği (AKRA) grup aktarıcı sıralama turu hesaplamaya 20 tur özelliği başlangıç pozisyonuna göredir.

Yarış kategorileri

Burada birçok farklı sınıflandırmalar ve ya formula karting içindedir. Uluslararası CIK-FIA yaptırımlı uluslararası şampiyonaları KF1, KF2, KF3, KZ1, KZ2 ve Süperkarttır. Bu addedilen en üst seviye gibi karting ve ayrıca bütün dünyadaki ulusal şampiyonalarda yarıştırılır. Buna Dünya Şampiyonası (KF1) karar vermiştir. 2008 geçici Dünya Şampiyonu İtalyan Marco Ardigò'dur. CIK-FIA kategorileri:

* KF1 (en üst seviye), KF2, KF3, KF4'tür.(bu yüzden basit kategorisindedir.) Hepsi de su soğutmalı vites kutusu olmayan 125 cc'lik uzun ömürlü iki vuruşlu motoru başlatıcı ve debriyajlı, her biri farklı teknik belirtimler (ses emiciler, hava kutuları, karbüratör, devir limiti vb.) vardır.
* KZ1 ve KZ2 125 cc'lik vites kutulu kategorisindedir.
* Süperkartlar 250 cc'lik vites kutulu kategorisindedir.

İngiltere'de, en çok bilinen karting dizileri Ulusal Karting dizileri, ayrıca Süper 1 olarak bilinir. Üç değişik Süper 1 şampiyonası vardır:

* MSA dizileri: Formula A, ICA, Junior ICA, Formula 100 ve Formula Cadet
* Rotax dizileri: Minimax, Junior Max, Senior Max, Senior Max 177 ve Rotax DD2
* TKM dizileri: Formula Junior TKM, Formula Junior Intermediate, Formula TKM Extreme, TKM Junior and Senior 4-stroke and since 2006, Honda Cadet.

NatSKA bütçesini karting birliğine (İngiltere'de) okula ve genç gruplara ayırmaktadır. 13 sınıfına ayırmaktadır. ABD'de en büyük yarışçı oranı, kirli oval sınıflarındaki ona Briggs & Stratton endüstriyel motorları sağlanmaktadır. Bu stil yarışı en güneyde ve ortabatıda belirginleşmiştir. Batıda, Avrupa stili sprint yarışı daha çok ortaktır. Avustralya'da sınıflar, Midget, Rookie, Junior ve Senior'u içerir. Bir çok insan bütün dünyada Spec dizilerindeki gibi Rotax Max (Dokun-ve-İlerle sınıfında) ve ya bunları kullanan Yamaha KT100 motoru ile yarışır.

Karting Öğrenme Araçları

Kart yarışı genellikle düşük fiyatlı ve oranla emniyet yolunu sürücülerle motor yarışı ile tanıştırmaktadır. Bir çok insan kartingi gençlerle birleşik görürler fakat yetişkinler kartingde çok aktif olabilirler. Karting dikkate alınan ilk adım ciddi olarak pilotun kariyeridir. Bu pilot için yüksek hız lastik lastiğe yarış yardım eden çabuk refleksleri geliştirerek, hassas araç kontrolü, ve karar verip-yapma yeteneğidir. Buna ek olarak, bu değişik parametreler konusunda bilinçlilik, bozulmuşluluk olabilmesi, karttaki rekabet yeteneğini geliştirmeği denemeleridir. (örneğin lastik basıncı, dişli takımı, başlangıç pozisyonu, şasi katılığı) Bu ayrıca motor yarışlarının diğer formlarının var olduğunu gösterir. Bütün geçici Formula 1 pilotları gibi yarışçıları kartlardan Formula 1'e gelmiş, en belirginleri arasında Michael Schumacher, Ayrton Senna, Alain Prost, Fernando Alonso, Lewis Hamilton gibi isimleri yer alır. NASCAR'da olup karting ile başlayanlar ise Darrell Waltrip, Lake Speed, Ricky Rudd, Juan Pablo Montoya, Tony Stewart, ve Jeff Gordon'dur.

Ruhsatlı kartlar

"Diziler" gibi rekabetçi kart yarışı, bir çok ticari teşebbüslere önerilen rastgele kiralanan kartlar "Ruhsatlı" olarak bilinir. Bazı kartlar genellikle küçük güçlerle, dört vuruşlu motorlar ve tamamen dolu-vanalı rekabetçi versiyonundan çok daha yavaştır. Bu kartlar yapılı ve herkes tarafından sürülebilen araçlardır. Bazı pistler ayrıca yarışmakta yetenekli olan kiralanabilen kartları önerilmesini isterken, ayrıca "Ulaş-ve-sür" stili kartlar olarak bilinir.

Kapalı mekan kart yarışları





Kapalı mekan kart pistleri Avrupa'nın bir çok geniş ülkesinde bulunabilir. Çoğu zaman pistler yenilenmiş fabrikalarda ve ya depolarda bulunurlar. Pistler sık sık kısa ve önerilen güzel seviyede güvenlidirler. Kartlar bir süre için kiralanırlar, (Genellikle 10-15 dakika için) bunlar güçlü şasinin tamamlanmış, ayrılmış karoser şartı ile sürücü güvenli, küçük dört vuruşlu motorlar tarafından güçlenen, içinde bazı elektrik motoru kasaları bulunur. Turlar sık sık vadeli olduğu zamanlarda, tur zamanları elektronik olarak tabeleya gönderilebilirler. Yarışları ve şampiyonaları IKWC (Kapalı mekan Karting Dünya Şampiyonası) düzenler ve tüm klasmanlardaki sürücüleri çevrede rekabetçi olmalarını sağlar. ABD'de 80'e yakın kapalı mekan karting yarışı pisti bulunur. Bazı kolaylıklar, örneğin Las Vegas'taki Pole Position Raceway örnek için, yüksek performanslı elektrik kartlarını kullanırlar.

Vikipedi
Alıntı ile Cevapla
Funda Kullanıcısına Teşekkür Edenler :


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
dev arşiv 63 mb her türlü Yeni Symbian Programları (kaçmaz) SerkaN Nokia 0 10-11-2009 14:50
Bahçeli: "Açılım bir türlü açılamadı" AYIŞIĞI Güncel Haberler 0 10-06-2009 13:25
Yudum - Türlü Türlü AYIŞIĞI Türkçe Müzik 0 06-22-2009 13:01


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 12:09. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.