MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Edebiyat
Türk Dili ve Edebiyatı
Türk Yazarlar
Haftanın Yazarı
Tunay Bozyiğit - "Nefesimi"

Tunay Bozyiğit - "Nefesimi"

 Türk Yazarlar Kategorisinde ve  Haftanın Yazarı Forumunda Bulunan  Tunay Bozyiğit - "Nefesimi" Konusunu Görüntülemektesiniz. "Nefesimi" Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi. Cehennem yangınlarından Ölmeden çıktıysa bedenim; artık Benim olmalıyım, benim. Yeter yüreğimi bir çift gözün Ateşine rehin verdiğim. Ateş artıyı Değildir karşılığımız. Pusatını dağ Sisinden alan, ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 01-29-2010, 15:31
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart Tunay Bozyiğit - "Nefesimi"



"Nefesimi"


Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
Cehennem yangınlarından
Ölmeden çıktıysa bedenim; artık
Benim olmalıyım, benim.
Yeter yüreğimi bir çift gözün
Ateşine rehin verdiğim. Ateş artıyı
Değildir karşılığımız. Pusatını dağ
Sisinden alan, firarını mermisine
Emanet eden bir namludur bu
Eşkıya sevda ki; zulasında asılı
Durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta
Adem`den beri. Bilir ve intihar
Cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine çatar
Kuruyan umut dallarını. Yanacaksa
Cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak
Değerini kim? Hani ellerine kuşlar
İnerdi, kardan üşüyen kuşlar...
Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay
Şahrud.
Eşkıya yüreğime çığ düştü
Üşüyorum ha...
Aç ellerini.

Geldim mutsuzluğumla
Yürek susuzluğumla
Koynuna al demiyom
Şikte koyma beni
Koynunda yatır demem
Yeter bağışla beni
Aç ellerin gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
Dağlara küs olur mu
Banara yas olur mu
İki can bir bedenken
Ayrı yatmak olur mu
İki yürek bir canken
Ayrı düşmek olur mu
Biliyorum suçluyum
Kentin kirli suyuyum
Sevmesini bilmiyorsam
Geçmişin sonucuyum
Aç kapıyı gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim

Tunay Bozyiğit

Tunay Bozyiğit Kimdir ?


01 Mart 1967 IĞDIR / TUZLUCA Doğumludur.

seyduna 'alamut kalesi' efsanesinin yaratıcısı hasan sabbah'ın diğer adıdır. ünlü hayalet kale hazar'ın güneyinde yer alan iran kenti ghazvin'dedir. alamut kalesinin altından geçen ve hayat veren ırmak anlamına gelen şahrud ise aynı efsanenin bir parçasıdır.

SEYDUNA VE ŞAHRUT'UN AŞKI

Azeri olduğunu ama Anadolu ve Mezopotamya kültürüyle beslendiğini belirten Bozyiğit, albümdeki her türkünün ayrı bir öyküsünün olmasını çalışmaya renk veren bir olgu olarak tanımladı. Albümün tamamına hakim duygunun aşk, sitem ve sosyal adaletsizlik olduğunu vurgulayan Bozyiğit Seyduna ve Şahrud ile olan yakın ilişkisini ise şöyle açıklıyor:

"Hassan Sabah ilginç bir kişiliktir. Ben tarihi seviyorum. Mezopotamya tarihini, Azeri tarihini okumayı seviyorum. O başkaldırı biçimiyle, o işgale karşı mücadale biçimiyle çok ilginç gelmiştir. Şahrud, özünde bir semboldür. Yani Şahrud denilen birisi yoktur. Alamut Kalesi'nin altında geçen bir ırmağın adıdır. Ben sevdiğim kadını bir suya, bir akan suya benzettiğim için akıp durulan bir şeyden ürettiğim için ve hayat veren bir ırmağa benzettiğim için o ismi kullandım. Ve güzel bir aşk öyküsü oldu. Belki de ayrılıklar, ya da acı, ya da büyü sanatsal üretimin temelinde çok önemli bir yer işgal ediyorlar"

Karınca katarı nasılda çoğalmada seyduna türkülerinin yaşamında... Yeni soluklar nakışlanmada ezgili yüreğimin gergefinde usta nefeslerin yanı başında. Harlı türkülerime ağızlarını yakmada... İnadına yol almada kervan... Her türden dost yaralarına aldırmadan Düşman nasılsa bilir hududunu ve gücünü türkü yaratan yüreklerimizin... Gelecek güzel günlere çoğalmada türküler... Varlaşmada sesimizin toğrağında... Ezgili seslerimizin güneşi vursun yüreklerinize...

(Tunay Bozyiğit)


Şaşırtmayı ve şaşırmayı hep sevdim ömrümce..çocukluğumu geçirdiğim ermeni sürgünü köyüm kağında ilk aşk ilk aşka ağlamışlık la başladı yaşamım..adı zerişan dı ..ana dolumda kızlar erken büyür ve ere erken verilir hemi de öyle oldu

Batası töresince..yüreğimde yangın halaya durdu gövdem boyunca kudurdu..o acının izi taptaze kaldı her aşk vuranda kanadı..ilk şiir ve bestede taa o zamandı..köyümüzü sel vurdu..çığlığım türküye döndü..ücra köyümle dünya arasındaki köprü her bahar gibi sele teslim olmuştu ekinler heder canlılar telef olmuştu.
Orta okula başlamam için kazamız tuzluca ya inmiştim babamla..üç dört katlı binalar görüp dehşete kapılmıştım..babama sordum kim yönetiyor burayı kaymakam dedi,tamam kaymakam ola cam dedim töreyi kaldı racam..sonra fotoğrafçı ya gittik kara çarşafın içinde kaybolan buraya bak kuş çıkacak diyen ve koca bir ışıkla beni kandıran utandıran alasker amcayı tanıdım.ikinci kandırılmamdı ilki kolumu aşı diye çizen şekerle aşılayan doktor olmuştu.babam poz için saçımı elleriyle taradı ilk sevişiydi .başımda o ellerin izi kaldı. ah sevmelerde ahım kaldı.köyümde çocukları sevmek törece yasaktı. okula başladım sarı saçlı çilli biri önümdeki sırada oturuyor..ilk kez böyle bir şey görü yom..milli güvenlik dersimize giren binbaşının kızıymış..askerden ilk darbeyi o an yedim ve tam iki yıl bir güneş gibi sadece seyreyledim h.sevgi Erdinç’i..ilk lal oluşumdu sonra bir arkadaşın bağlamasıyla tanıştım eve getirdim sevindirdiktim meğerse aylardan kerbelaymış bağlamanın teknesini başımda paralattım babama..sanatçılığım kırkına dek ertelendi..köyün ilk memuruydu babam tek radyo bizde vardı ermeni ve Kürt müziğini Erivan radyosuyla tanıdım arkadaşlarıma hava attım..ataması Iğdır’a çıkınca babamın taşındık..3.sınıfta siyasetle tanıştım ve devrimci olarak babamın ölünceye dek utancı oldum..sülalem beydi ve vekil yada senatör sadece bizden olur halkı oy davarı bizimkiler yapardı..ailemi izole ederek cezalandırdı sülalem bendim sebep..derken lise… sınıflarda sıralar ayrışır sağcılar sağda solcular solda oturur jandarma arada volta vurur hoca karatahtada ders anlatır teneffüsler sırayla yapılırdı..orta eğitimde azım kaldı..temel dersler boş geçer tali dersler kaymakam la beraber hükümet memurlarıyla doldurulurdu..dövülmediğim gün şanslı sayardım şaşırırdım..eve gelip babamdan isterlerdi dövmek için malum çevreler..denizlere yaptığım bir türküyle ölümüne dövülüp bayıltılmıştım…türkülerden çekeceğim ta o zamandan sabit ve sabıkalaşmıştı..

Karakolda ayna yerine korkunun ve işkencenin olduğunu da o zaman öğrendim..ve son sınıfta sömestrde komşuluk arkadaşımca öldürüleceğimi haber alıp kağınıma ricat ettim..ikinci yarı yıl açılmayınca birinci yarı yıl notlarıyla mezun oldum..ünv.sınavları için İstanbul’a koyuldum ..otobüsün yedek şoförünün karnında uyuyarak Erzurum da ölümden kurtuldum..o ilde öfkem ve ölüm korkum kaldı..Ankara da 13 katlı Gülhanayi hayretle saydım İzmit de denizin mavisine şaştım ..haritada deniz olduğu belli olsun diye maviye boyandığını sandıydım..İstanbul da ilk işim Ataköy çadırlı kampta wc temizlemek ve çöpçülükle işe başladım..sonra askerlik samsun olaylar ve kurayla tekrar İstanbul..kavilleşmiştim bu şehirle..ve 12 eylül bana ikinci askeri darbesi..daha 13 ünde eylülün zimmetimdeki her şeyin teslim alınması ve koğuş ta yemekhane de ve de her duvarda var olan uyulması gereken kurallar da 6. madde olarak yer almam;dikkat Tunay boz yiğit tehlikelidir onunla ilişki kurulmayacak ve 24 saat astsubay ünal… ın gözetiminde bulunacaktır ..işkence haneye dönüştürülen samandıra kışlasında isyanım telefon eylemim ve sürgünler..

Derken yine İstanbul ve her işte çalışma. ama her işte ..derken 83 te kanarya orta okulun da memuriyet..yine kuralsızlık ve cezalar ve 88 de eğitderi kurma çabalarım sonrası politik tavrımla yargılanmam ve mahpushane 5 yıla yakın mahpusluk..paşa kapısı yakması metris isyanı ve 8 sürgün ve bitişle yine İstanbul

Yine her iş sabıkamla iş bulma zor olsa da.en son oto yıkama ve boya badana..ve ordan Marmara ünv.yine politik yaşam ve mezun olamama hala iki dersim var ve silmemişlerse öğrenciyim hala..sonrası ne iş olsa da yaparım ve alamut kalesinin 2000 de açılışı..ve yaşamımda yeni bir sayfa

Sosyalist anarşist karakterim sizlerinde tanıdığı seyduna denen karaktere dönüştü..kırkında geç kalmış bir sevdanın yitik öyküsüyle başlayan şahrud seyduna türküleri eserleri..ve lal olduğumu tescilleyen şiir kitabım yayınlandı

Evet artık köhneyim ama bu yaşlılığımla bile daha benden çok ah aman ve aşk çıkar inanın..çünkü karnımda daha söyleyeceklerim var..
Ha; kendimi bileli dört şeyi sevdim;politika(politik ahlağım olmayanın başka ahlağı olmaz bütün ahlaklar politik ahlağa tabidir)şiir aşk ve türkü halada onlarla varım

Beni sevmenize şaşırıyorum..sizleri sevdiğime ise şaşa kalıyorum..ve inanın en çok hala kendimi şaşırtıyorum..şaşkınlıklarıma hazırlıksız yakalanın..şu an dört kitap bitirdim yayına hazır..birisi destandır..ve 4.albüm için stüdyodayım..nisanda bayram muştusu diye..beni şaşırtmaya devam edin ki sizleri şaşkına çevireyim..yüreğinize selam ediyor ve yüreğinizin pamuktan yumuşak ellerinden öpüyorum..yaşantımdan dar bi özeti sunuyorum..

Tunay Bozyiğit


ALAMUT KALESİ(KAFE-SANATEVİ)
Balık pazarı çıkışı
Cumhuriyet Meyhanesi karşısı (sokak içi) Balık sokak No: 10/5 Beyoğlu
/İstanbul
TEL:
(0212) 292 44 15


ŞİİRLERİ :
1- Acı Su
2- Acıya Gülmek
3- Ahmak Gönlüm
4- Aldı Gitti
5- Ay Karam
6- Ay Yar
7- Ayrılık da Sevdadandır
8- Ayrılık Rüzgârı
9- Bahara Yenildiler
10- Bedesten
11- Deniz Kenarında Bir Ev Yapmışım
12- Ebruli (Ayrılığın Hasreti)
13- En Sağlam Yarıma: Şahrud'a İtirafımdır
14- Göç Kız
15- Gözlerinin İçi
16- Gule
17- Gülendamlım
18- Hayat
19- Hüzün Buğusu
20- Iğdır
21- İstanbul Ağlıyor
22- İsyan
23- Lal Olaydım
24- Lal-ı Reyhan
25- Mayıs
26- Men Ölem
27- Nefesimi
28- Ömür Göz
29- Ömür Söken
30- Selvi Dalı
31- Sen Hiç mi Bahar Görmedin
32- Seyduna Türküsü
33- Şahrud (Seyduna Ağıdı)
34- Tütün
35- Yarım Adam
36- Yavaşça
37- Yitik Öyküdür
38- Yürek Göçü
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Mesaj Linki)  
Alt 01-29-2010, 15:31
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart

HAYAT: Alamut Kalesi'nden günümüze Seyduna Türküleri

Tunay Bozyiğit'in Alamut Kalesi ve onun yılmaz bekçisi Seyduna'dan (Hasan Sabbah) esinlenerek söz ve bestelerine imza attığı "Seyduna Türküleri ve Şahrud" albümü Anadolu Müzik'ten çıktı.

Şahrud Irmağı'na giden yolun üzerinde, sarp kayaların başında yer alan hayalet bir kale... Alamut Kalesi yani Kartal Yuvası. Kendilerine cennet bahçeleri vaad edilen fedailer ve onların lideri Hassan Sabah, diğer adıyla Seyduna. Tarihin, mistik öğelerin ve aşkın işlendiği 15 türküyü Tunay Bozyiğit'in deyimiyle "yürekleriyle" Hakan Yeşilyurt, Kazım Koyuncu, Hakan Yeşilyurt, Arzu Görücü, Özlem Özden, İbrahim Koç, Hilmi Yarıyıcı, Zülfü Beyhan seslendiriyor.

Bir yıllık emeğin sonunda ortaya çıkan "Seyduna Türküleri ve Şahrud" albümü hakkında bilgi veren yapıtın mimarı, söz ve müziğin yetkin ismi Tunay Bozyiğit, türkülere olan ilgisizlikten yakındı. "Cepten yemeyi seven bir toplumuz. Zaten tüketiciliğin neredeyse yaşam biçimi olduğu bir süreçten geçiyoruz. Ve insanlar üretmek yerine hazırda olanı alıp nisbi değişiklikler yaparak ya da başka enstrümanlar katarak yeniden okuyorlar türküleri" diyen Bozyiğit, türkülere olan sevdasını ve neden böyle bir çalışma yapma gereğini duyduğunu şöyle anlatıyor:

"Bu türkülerimiz gerçekten çok yürekli. Ama ben biraz da kendi yüreğimde karayım istedim. Yılların birikimi türkülerimiz, Anadolu yaşamını aktaran bu ezgiler zaten yüreğimde harmanlanmış. Soluk bulayım istedim. Sözün üstüne söz koyabileyim, sesin yanına ses katabileyim. Varolanı tüketmeyeyim. Öyle bir kaygı da taşıdım. Türkülerimiz yavaş yavaş tükeniyor. Böyle olmamalı. İnsanlar üretmeyi esas almalı"

"Ticari kaygı gütmedik"

Kollektif bir ruhla üretilen albümün düzenlemesini Kemal Sahir Gürel ve Nail Yurtsever'in yaptığını belirten Bozyiğit albümde yer alan sanatçıların hiçbirinin ticari kaygı gütmeden, ortak gönüllülük temelinde çalıştığını vurguladı. "Hepsi usta arkadaşlar, nefesin ustasıdırlar. Yürekleriyle geldiler, katıldılar. Ortak bir gönüllülük esasında üretildi, harmanlandı, ortaya çıktı. Bu nitelik albümü gerçekten güzelleştirdi" diyen Bozyiğit iç dünyasını ve aşk halini Seyduna ve Şahrud'ta imgelediğini belirtti.

Seyduna ve Şahrud'un aşkı

Azeri olduğunu ama Anadolu ve Mezopotamya kültürüyle beslendiğini belirten Bozyiğit, albümdeki her türkünün ayrı bir öyküsünün olmasını çalışmaya renk veren bir olgu olarak tanımladı. Albümün tamamına hakim duygunun aşk, sitem ve sosyal adaletsizlik olduğunu vurgulayan Bozyiğit Seyduna ve Şahrud ile olan yakın ilişkisini ise şöyle açıklıyor:

"Hassan Sabah ilginç bir kişiliktir. Ben tarihi seviyorum. Mezopotamya tarihini, Azeri tarihini okumayı seviyorum. O başkaldırı biçimiyle, o işgale karşı mücadale biçimiyle çok ilginç gelmiştir. Şahrud, özünde bir semboldür. Yani Şahrud denilen birisi yoktur. Alamut Kalesi'nin altında geçen bir ırmağın adıdır. Ben sevdiğim kadını bir suya, bir akan suya benzettiğim için akıp durulan bir şeyden ürettiğim için ve hayat veren bir ırmağa benzettiğim için o ismi kullandım. Ve güzel bir aşk öyküsü oldu. Belki de ayrılıklar, ya da acı, ya da büyü sanatsal üretimin temelinde çok önemli bir yer işgal ediyorlar"

"Göç Kız'ı Kürt halkına atfettim"

Albümde yer alan "Göç Kız" adlı parçayı Kürt halkına atfettiğini belirten Bozyiğit, parçanın öyküsünü ise şöyle anlatıyor: "Bir Kürt Kızı'yla tanıştım. Çok değerli, çok güzel bir insandı. Ama çok küçük yaşında göç etmişti Ege Bölgesi'ne. Fakat toprağına dair hiçbir bilgisi yoktu. Ve çok savruktu. Bir anlamda Kürt halkına benziyordu. Çok da kendi değerlerine her anlamda sahip çıkan bir yanı yoktu. Çok yürekli, çok güzel bir insandı ama altyapı yoktu. Seslenişim bu yüzden."

'Yüreğimi susturamıyordum, habire konuşuyordu'

Albümde şiirlerle ezgilerin yakaladığı bütünsellik hemen her türküde farkediliyor. Şair yönününün daha ağır bastığını belirten Bozyiğit, şiir ve ezgilerinin yakaladığı uyumu şu sözlerle anlatıyor: "İlginçtir herşey hep doğaç geldi. Yüreğimi susturamıyordum. Konuşuyordu, habire konuşuyordu. Yazıyordum, beraberinde ezgi de geliyordu. Asla tasarlanarak bir şey yapmadım. İkincisi her türkünün kesinlikle bir öyküsü var. Kemal Sahir Gürel arkadaşımın düzenlemedeki ustalığı da söz konusu. Biraz yalınlığı esas aldık. Gürültü kirlilliğinden uzak. Piyasa kaygısı gütmeden. Sadece anlatmak istediği ve yüreğimden geleni sadece ifade etmek istedim. Çünkü türkülerimi yaparken de, şiirsel tadı vardı. Ben onları türkü sözü olarak yazmadım, şiir olarak yazdım.

BAYRAM ARSLAN
Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cevdet Bağca-Nefesimi Süreyim FdLya Duygusal Videolar 0 10-27-2009 10:09
Nefesimi Funda Duygusal Flashlar 0 04-25-2009 08:52


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 06:34. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.