![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa | Forum | Oyunlar | Desteklediklerimiz | Mavi Kalemler | Arama | Güncel Konular | Forumları Okundu Kabul Et |


Türk Yazarlar Kategorisinde ve Haftanın Yazarı Forumunda Bulunan Mehmet Coşkundeniz - "Aşka Gel Aşka" Konusunu Görüntülemektesiniz. Mehmet Coşkundeniz - "Aşka Gel Aşka" Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi ...
![]() |
|
#1 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
| Mehmet Coşkundeniz - "Aşka Gel Aşka" ![]() Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle. Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin. Sevdim işte ötesi yok... Mehmet Coşkundeniz Kimdir? (Kendi Kaleminden) Mersin’de doğdum. Bu yüzden portakal çiçeklerinin nasıl koktuğunu bilirim. İlk çocukluk aşkına tutulduğumda yedi yaşındaydım. Adı Melek’ti, melek gibiydi. Ya da bana öyle gelirdi. Yaramazdım. Habire ayağıma çivi batardı, tetanos aşısı olurdum. Bahçelere girer, meyve çalardım. Yakalanır, bahçe sahibinden dayak yerdim. Uslanır mıydım? Tabii ki hayır... Ertesi gün bu kez bir başka bahçede bulurdum kendimi. Yüzmeyi ne zaman öğrendiğimi hatırlamam. Kendimi bildim bileli hep denizle haşır neşir oldum. Bu yüzden tutkunumdur maviye. Bu yüzden aşkın da mutluluğun da rengi mavidir benim için. En çok baharları severdim Mersin’i. Okuldan kaçar, bisikletlerimize atlar, kilometrelerce pedal çevirirdik. Nereye gittiğimizin hiçbir önemi yoktu. Bütün yollar denize çıkardı ve biz sonunda bir kıyıda durup soluklanır, oltaları çıkarır o güzelim çipuraları, lagosları tutup sonra da çalı çırpı yakar, bir güzel ziyafet çekerdik kendimize. Ne kadar kaygısızdık... Kızlara uzaktan bakardık... Hele ben... Dışarıdan bakıldığında ağzı lâf yapan, arsız çocuk, bir kızın karşısına geçtiğimde konuşmayı yeni öğrenen bir bebeğe benzerdim, içimde beslerdim duygularımı da bir türlü söyleyemezdim... İlk gerçek aşkı tattığımda onyedi yaşındaydım. Ay parçası kadar güzeldi ve hep gülümserdi. Herkesin herkesi tanıdığı Mersin’de onun elini bile tutamazdım; ama, bu bile bana yeterdi. Sonra üniversite ve İstanbul... Bu kentte öğrendim hayatta hiçbir şeye şaşırmamayı. Bu kentte öğrendim, insanların nasıl ikiyüzlü olduklarını. Bazen oyunu kuralına göre oynadım, bazen içimdeki o saf, o çekingen, o Mersinli çocuğu ortaya çıkardım. Aşka düştüm, terk edildim, ağladım, aldatıldım. Ama en büyük heyecanları, en büyük mutlulukları yine aşkla yaşadım. Bu yüzden aşktan hiç şikayetçi olmadım. Aşktan, balıktan, rakıdan, denizden ve maviden hiç vazgeçmedim. En kötü alışkanlığım sigara, onunla da çok zor günlerimi paylaştım. Şimdi, şairin dediği gibi “Dante gibi ortasındayım ömrün...” Geriye dönüp baktığımda pişman olduğum çok az şey var. Ama ben pişman olduğum şeyler için de “İyi ki yapmışım,” diyorum. Çünkü asıl pişmanlığın yapılmayan şeyler için duyulduğunu çok iyi biliyorum. Yıllar yüzüme birçok çizgi ekledi; ama, bir tek şey eksilmedi... Aydınlığın izi... |
| Etiketler |
| haftanin yazari, mehmet coskundeniz, yazar |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Cesaretin Var Mı Aşka? | Funda | Testler | 7 | 07-06-2011 11:19 |
| Türk "Sine-i millet", Ayna "Açılım bitti" dedi | AYIŞIĞI | Güncel Haberler | 0 | 12-04-2009 20:20 |
| Mehmet Ercan - "Deliliktin" | Funda | Haftanın Yazarı | 1 | 09-22-2009 16:43 |
| Mehmet Topal: "Sakatlığım tamamen geçti" | AYIŞIĞI | Güncel Haberler | 0 | 08-19-2009 14:25 |
| Aşka özel - Ahmet Selim | Funda | Ahmet Selim | 0 | 03-18-2009 08:33 |
| GMT +3 Saat: 06:37. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa -
Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz -
Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. | |