MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Edebiyat
Hikayeler
Hayata Dair Hikayeler
başka bir dua hikayesi

başka bir dua hikayesi

 Hikayeler Kategorisinde ve  Hayata Dair Hikayeler Forumunda Bulunan  başka bir dua hikayesi Konusunu Görüntülemektesiniz. Sevinç İnal tarafından yazıldı Ağlayan Yeşil GözDuanın Mucizesi (Hayatımdan bir alıntı) Yıl 1994 yer Konya… Can dostumun oğlu hasta, bana geldiklerinde gördüğüm şey 16 yaşındaki oğlunun durumuydu. Çocuk kötü görünüyordu ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 03-30-2009, 21:22
Ax!!Sh£yTaN isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
 
Standart başka bir dua hikayesi

Sevinç İnal tarafından yazıldı

Ağlayan Yeşil GözDuanın Mucizesi

(Hayatımdan bir alıntı)

Yıl 1994 yer Konya…



Can dostumun oğlu hasta, bana geldiklerinde gördüğüm şey 16 yaşındaki oğlunun durumuydu.



Çocuk kötü görünüyordu alıp doktora götürecek gibi bile değildi, görüştüğümüz başka bir arkadaşımızdan tanıdık bir doktoru eve getirmesini çocuğun evde muayyene olmasını istedik.


Çok geçmeden doktor geldi çocuğu uzun uzun muayyene etti ve yarın dedi bir hastaneye götürün tahlillerin yapılması gerek…

Doktoru eve getiren arkadaşımızla birlikte çıktılar, arkalarından yetiştim doktor bey nesi var çocuğun dedim?



Sorarken kendim bile korkuyordum, doktor üzgündü.



Benim teşhisim kan kanseri dedi ama tahliller ile son durum belli olur, hastalık çok ilerlemiş Allah yardımcınız olsun…

Bunu yazmak zor, orda neler hissettiğimi anlatmak imkânsız...



İçeriye döndüğüm de arkadaşım, nesi varmış doktor neden bir şey demedi diye sordu, hayatımın rolünü oynadım, yahu nesi olacak önemli bir şey olsa sana derdi üzülme dur hele yarın ola hayrola dedim.

Gece boyunca arkadaşımdan gizli gizli evdeki sağlık kitaplarını karıştırdım kan kanseri hakkında ne yazılmışsa okudum doktor çıkarken kol altlarında bezeler oluşmuş her biri kibrit kutusu büyüklüğünde demişti onlara baktım hastalığın seyri hakkında bilgiler edindim.



Ağız yarası ve gözaltlarında kırmızılıklardan bahsediyordu kitap not aldım…

Ertesi sabah erkenden hazırlandık çay yapmıştım önce bir şeyler yiyelim sonra çıkarız dedim ama çocuk yok sevinç teyze dedi ağzım çok kötü yara, ben yiyemem…



Sana çorba yapayım diye döndüm gözaltları kıpkırmızıydı, öylece kaldım…

Hastaneye girdiğimizde içimden defalarca aynı şeyi fısıldıyordum Rabbim Rabbim ne olur arkadaşıma yavrusunu bağışla…

Bir sürü tahlil yapıldı ilik tahliline kadar hepsi ve doktor teşhisini söyledi.



Kan kanseri!

Çocuğun duymamasına özen gösterdik sadece, annenin duymasını nasıl engelleyebilirdik ki..



Benim yaşadıklarım annenin yaşadıkları yanında sadece bir noktaydı bunu biliyordum ama nasıl teselli edilebilirdi onu bilmiyordum…



Çocuğu alıp eve döndük yarın için hazırlık yapılacak çocuk hastaneye yatacaktı.

Eve döndüğümüz de içeriye yatağına yatırıp ona bir şey belli etmemeye çalıştık becerebildik mi hala bilmiyorum…

Arkadaşımla salona geçtik ve artık onun kendini bıraktığı, gözyaşının gerçekten sel olduğu anına ortak oldum, sadece izledim ve ağladım başka bir şey yapamadım…

Sabaha kadar ağladı sabaha kadar da dua etti.



Ben kendimce dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan yine kendimce güzel dua ettiğimi sanan biriydim, aradan on dört yıl geçti ama can dostumun o dua edişi asla kulaklarımdan silinmedi…

Rabbimmm diyordu rabbim sen gökteki kuşlara kanat verdin uçurdun benim ömrümden oğluma ver saçımın telleri kadar ömür bağışla yavruma sen ol dersen olmaz mı?



Allahım senin gücünün yetmediği ne var bizi sen yarattın şuncacık dert sana ne der sen yavrumu bana bağışla benim ömrümden al rabbim yavruma ver nolur…



Yüreğiyle ruhuyla bedeniyle her şeyiyle yalvarıyordu.

İnanılmazdı…



Bir yandan yağmur gibi inen gözyaşları diğer yandan sessiz çığlıkları…



Sabaha kadar ağladı sabaha kadar da dua etti.



Ben onun duaları karşısında dilsiz olmuştum dua bile edemiyordum sadece amin amin amin diye fısıldıyordum o kadar…

Hava ışımaya başlamıştı yerimden kalktım çocuğa bir çorba hazırlayayım dedim mutfağa girdim bir tarafa da çay suyu koydum.



Arkamdan bir ses günaydın sevinç teyze dedi döndüm, aman Tanrım!

Ağzım yara dedin ya çorba hazırlamaya gelmiştim demeye çalıştım ama gözlerime inanmıyordum ki…



Yoo dedi yaralarım geçmiş kahvaltı ederim ben.



Gözaltlarında kızarıklıklar yoktu hiçbir şeyi yoktu zıpkın gibiydi inanamıyordum…



Hala gözyaşlarımı tutamıyorum ne garip…

Arkadaşım yanımıza geldi ve günaydın oğlum nasılsın dedi çocuk annesine döndü iyim anne galiba gripti geçti dedi, anne he oğlum gripti geçti gitti işte diye cevap verdi.

Kahvaltımızı yaptık, ancak içim bir türlü rahatlamıyordu arkadaşıma doktoru tekrar çağıralım yeniden muayyene etsin dedim tamam dedi.



Doktor yeniden geldi yine uzunca bir muayene etti ve anlamıyorum ne bu diye sordu.

Elinde bizden aldığı tahlil sonuçları vardı bir gece evvel muayene ettiği hastaydı bu çocuk…



Ayağa kalktı özür dilerim dedi, ama ben yanıldığımı kabul etsem bile işte tahlillerde burada diğer doktor arkadaşımın da teşhisi aynı ancak dün gece kol altlarında bezeler doluydu ve çocuk çok kötü durumdaydı bugün ne oldu?

Bugün ne oldu doktor bey, bugün olan şey dün gece sabaha kadar ağlayan annenin rabbine yakarışına cevap geldi, bugün olan şey Rabbiimm diye seslenen kulun geri çevrilmediğinin ispatıydı, bugün olan şey neydi biliyor musun sevgili doktor?



Ellerin yukarıya kalktığı yüreğin çığlık attığı ömrümden al yavrumun ömrüne ver diye ağlayan anneye ‘buyur’ demekti.

Bu duanın mucizesiydi, bu bir annenin feryadına yüce Yaradan’ın ‘’buradayım’’ demesiydi, bu ‘’bana dua ile geleni kapımdan geri çevirmem’’ sözüne tescildi,



BUGÜN BU OLDU DOKTOR BEY…

Bunu yaşadım ve ben tanıklık ettim, yıl 2008 oğlumuz aslan gibi rabbim onu anasına babasına bağışlasın…
Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Enis Berberoğlu - Bir başka Avrupa hikâyesi ~ SükûT-u HayaL ~ Makaleler - Köşe Yazıları 0 10-04-2009 11:04
Senden Başka.. Funda Resimlerle Şarkılar 1 07-18-2009 13:35
Ben Bu Aşka Başka Yandım AYIŞIĞI Resimli Şiirler 0 06-30-2009 19:00
Başka kalple yazılmış bir şiir bu. PesimisT Sizin Kaleminizden 0 06-19-2009 08:07
Ajda Pekkan - Bir Başka Aşk Funda Türkçe Müzik 0 04-28-2009 10:41


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 07:58. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.