MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Serbest Kürsü
Hayatın İçinden Satır Araları
Aynan Ayna Söyle Bana

Aynan Ayna Söyle Bana

 Serbest Kürsü Kategorisinde ve  Hayatın İçinden Satır Araları Forumunda Bulunan  Aynan Ayna Söyle Bana Konusunu Görüntülemektesiniz. Pamuk prensesin sihirli aynasına sahip olsam süper olurdu, ölünceye kadar “dünyanın tek yakışıklı bekar erkeği sizsiniz efendim”. O sabah, aynada kendimi tanıyamayacak kadar dalgındım. “Bu ben miyim, yoksa sütçünün oğlu ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 04-02-2010, 15:15
YoLGeZeR isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Aynan Ayna Söyle Bana

Pamuk prensesin sihirli aynasına sahip olsam süper olurdu, ölünceye kadar “dünyanın tek yakışıklı bekar erkeği sizsiniz efendim”. O sabah, aynada kendimi tanıyamayacak kadar dalgındım. “Bu ben miyim, yoksa sütçünün oğlu mu?”. Son zamanlarda kendimi Fransızlara benzetmekten de vazgeçmek zorunda kalmıştım. Babam duysa üzülür vallahi, ama ne yapayım annem beni Fransız hastanesinde doğurmuş, dediğine göre hemşire bana bir sıvı içirmiş ve ben şiddetli ishalden gitmek üzereyken son anda yaşama sarılmışım. İşte ne zaman kendimi farklı hissetmek için sebebim kalmasa acaba hastanede bir yanlışlık olmuş mudur diye düşünmekten kendimi alamam. “yoksa ben Fransız mıyım?” Şimdilerde ise ne zaman ishal olsam sebebini Fransız hemşirenin içirdiği sıvıda aramaya başlar oldum.

Temizlikçi kadın aynayı temizlemeyi unutmuş diye bir iki silmeye kalktım, nafile namazlarının bile işe yaramayacağı çok açıktı, aynadaki bendim. Göz altlarım aydaki kraterlerden bile derindi, yüzümü yıkadıktan sonra oluşan göletlerin sebebi anlaşılmaya başlamıştı. Çalışmaktan, “bu kadar çok çalışmam gerekiyor mu?” diye düşünecek vakit bulamıyordum. Kaç zaman sonra evde aylak aylak oturma fırsatı yakalamışken olacak iş mi şimdi bu, aynada kendini tanıyamamak ne demek? Pamuk prensesin sihirli aynasına sahip olsam süper olurdu, aynanın değerlendirme frekanslarını düzenle olsun bitsin, ölünceye kadar “dünyanın tek yakışıklı bekar erkeği sizsiniz efendim”.

İş sadece yüzle bitse iyi, saçlarım, uzatmaya başlayalı, uyandığımda kıvrılıp dikilen isyankar tavırlar takınır olmuşlardı. “Aynadaki berbat görüntüme bakıp gözyaşı dökecek halim yok ya” Gözlerimin içinde oluşan parıltıyı fark etmeden önce aynen böyle düşünüyordum. Bir farklılık vardı. Evet evet bu berbat görüntüyü yansıtan ayna, göz bebeklerim için neden bu kadar insafsız davranmamıştı?. Ümit ve sevinç dolu göz bebekleri beni bana yansıtan görüntümle tamamen bir tezat oluşturuyordu. Mutlu muyum? Hayır, yorgun muyum? Evet, ümitlerim var mı? Eh işte şöyle böyle, Yaşama sevinci? İç güveysinden hallice denilebilir ya da bir başka deyişle oksijen tüketmeye devam. Yani çelişkilerimle yaşamaya devam ediyorum işte. Peki bu kadar vasat bir yaşam düşüncesi içerisinde parıl parıl parlayan göz bebekleri de nereden çıktı. Sanırım aynayı silerken fazladan parlattım ya da göz bebeklerim bir yerdeki ışık yansımasını kapıyor. Aynaya biraz daha fazla yaklaşıp gözlerimi bir iki kırpıştırdım, biraz soldan biraz sağdan keskin bakışlar fırlatıyorum ama hayır, parıltı daha da şiddetlendi sanki.

Sakin olmalıyım, aslında sakin olunacak bir şey yok. Algılama eksikliği yaşlılıktan olsa gerek, yok yok ben ona yaşlılık demiyorum, olgunlaşmaktan bahsediyorum, yaş, hissettiğin yaştır, yıllar ise olgunluğun sayısal ifadesinden başka bir şey değil.

Biraz yer değişikliği iyi gelecek sanki. Salondaki balkondan sokak kedisi Kedişko’nun miyavlamaları beni biraz olsun ayna konsantrasyonundan uzaklaşmama yetmişti. Derin dondurucuda unuttuğum yıllanmış tavuklardan birazını daha Kedişko'ya vermek üzere mikro dalga fırında çözdürüp kabın içine koydum. Balkona doğru yönelip kapıdan dışarı çıkarken Kedişko inanılmaz bir sıçramayla tıslayıp balkondan kendini zor attı. “Yuh yani sen de mi Bürütüs?, tamam kötü bir görüntüm var ama tıslayacak kadar da değil, lanet kedi sen görürsün, nasılsa geri geleceksin yemek ve sevgi dilenmeye, kış da geliyor, kaloriferin yanını biraz zor görürsün sen.”

Çözdürülmüş tavukları mutfağa götürürken, üzerimdeki uykulu ter karışımı ekşimiş kokuyu ancak fark etmiştim. Kedinin sıçraması çok doğal, bu koku ve bu görüntüyle canlı cenaze gibiyim, yıkanmalıyım. Tam banyonun kapısından girmiştim ki parlak göz bebeklerimin tutkulu bakışları beni yine yakaladı. “Yaa kesin bir terslik var bunda” deyip aynaya iyice sokuldum. Artık o kadar yakınım ki burnumdan çıkan ılık hava aynada buğu bile yapıyor, göz bebeklerim ise ışıl ışıl. Aniden geri çekildim, ürkmüştüm. Birden aklıma bir fikir geldi dışarı çıkıp ışığı kapattım, ve tekrar banyoya döndüm. Sızan ışıklarla kendi süliyetimi ancak görebiliyordum ama göz bebeklerimdeki ışıltı beni çağırıyordu. Bu çok saçma diye düşünmeme rağmen uzandım ve soğuk aynaya dokundum.

Karanlıkta ne beklediğimi ben de bilmiyorum, ama karanlığı delercesine bakarken ışık yandı, aynanın karşısındayım ve göz bebeklerimin ışıltısı yok artık, rahatlamıştım. Yüzümde sinsi ve yayvan bir gülümseme belirdi. Saçlarımı taradım, biraz jöle ile isyankar uzantıları yatıştırdım. Kyafetimde belli belirsiz bir tarz farklılığı vardı. Artık daha sevecen ve yaşama isteği dolu bir görüntüm, neşeli ve mutlu bakışlara sahibim. Ümit doluyum. Geriye doğru çekildim ve banyodan çıktım. Banyonun ışığı söndü. Karanlığı delercesine bakmaya devam ediyorum. Burası biraz soğukça galiba.
Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
söyle..! Funda Aşk 2 12-17-2009 19:30
Sevdiğime Söyle.. AYIŞIĞI Resimli Şiirler 0 06-24-2009 15:57
Söyle Bana Sebebsiz Affeder Mi Aşk? AYIŞIĞI Resimlerle Şarkılar 0 06-22-2009 18:39
Sevdiğime Söyle.. qöLqemyeteR Resimli Şiirler 0 04-24-2009 21:11
Bana Bir Şarkı Söyle (Sesli Şiir) - Ahmet Selim (Mp3 - İndir - Yükle) Funda Ahmet Selim 0 03-18-2009 08:42


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 17:11. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.