MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Mavizel.com Özel...
Mavi Yürekler / Mavi Kalemler
İsmail Sarıgene
Ölümün Öldüğü Bir Şehre Götür Beni

Ölümün Öldüğü Bir Şehre Götür Beni

 Mavi Yürekler / Mavi Kalemler Kategorisinde ve  İsmail Sarıgene Forumunda Bulunan  Ölümün Öldüğü Bir Şehre Götür Beni Konusunu Görüntülemektesiniz. Bir gül idim ben, Kökleri sende var olan. Bir umud idim ben, Mutlulukları sadece senin yüreğinde yazılan... Bir rüzgar kızıyım ben. Ellerim senin memleketin gibi toz toprak.. Bir sonbahar hikayesiyim ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 09-12-2009, 12:37
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart Ölümün Öldüğü Bir Şehre Götür Beni

Bir gül idim ben,
Kökleri sende var olan.
Bir umud idim ben,
Mutlulukları sadece senin yüreğinde yazılan...

Bir rüzgar kızıyım ben.
Ellerim senin memleketin gibi toz toprak..
Bir sonbahar hikayesiyim ben..
Saçlarım satırlarından bir satır, cümlerinden bir cümle..

ve ben...
hayatın en koyu kahve tonundan
bir çift göz..
O göz ki; bozkır teninden kopup
Senin gözlerinden denizi görebilmiş bir masal..


Bilmiyorum bu mektubumu ne zaman görür ne zaman okursun. Belki de son mektubumdur kim bilir. Yolun sonundayım..Sendelenmekte gövdem. Senin mutluluklarının gölgesine bağdaş kuran yüreğim yavaş yavaş solmakta. Gözlerimin kahvesine "ölüm " çöreklenmiş..Son konuşmamızda " ölecek insanın her isteği yerine gelirmiş " sözüne şakayla karışık " Allah korusun " duasını iliştirmiştin. Gözyaşlarımı kirpiklerimden taşıp dudaklarıma kan diye düşürverdi. Dişlerimle dudaklarımı kemirip susmayı bilerken bıçağın gövdesinde gerçeği saklıyordum senden..Ölüyordum...Ölüme koşuyordu dizlerim..Keşke yalan olsaydı..Keşke...


Uzun zaman sonra bir dost vasıtasıyla sana ulaşıp beni aramanı sağladığımda çalıştığım kurumdaki tüm iş arkadaşlarıma çikolata dağıttım. Ben senin gözlerinde hep çocuktum ya...Sesi duyan yüzümde baharlar açtı oysa. Ölüm kapı eşiğimde mezarımı kazarken, ben senin gözlerindeki papatya bahçelerinde gezinmekteydim. Hatta sana ulaştığımda " onca zaman suskun onca zaman konuşmamışken bu arayış bu çağrı neden " diye kendine sorarken ben ise susmayı tercih ediyordum. Azrail'i ahizeye dayayıp sevdiğin ölüyor diye seslenmeli miydim sana..Hayır hayır..Sen bir ikinci kaybedişe hazır değilsin sevgili..


Bu satırları yazarken kulaklarımda " gurbet kuşu " " gücümüz yetene kadar "şarkıları bana eşlik ediyordu. Ve sen benden uzak bir yerde hayatı solurken ben ölümün şerbetini içirmekteyim dudaklarıma. Oysa seni ne çok özlemiştim ben.Daha ilkokula giderken çekilen resimlerimi, babam ölmeden kayıt altına alınmış aile albümlerimizi, işyerimin, köyümün tüm fotoğraflarını sana gösterecektim...Omuzlarıma
yaslanıp beni huzur içinde dinleyecektin..Ama olmadı..Vakit doldu..Kum terazisi tersine döndü..

Ben " benden" düşüyorum...
Bende " ben " ölüyorum...
.....

Seni sevmeyi seviyorum ben..
Ve sevdiğimi özlüyorum...

Varlığımdan bir kırıntı bırakıyorum şimdi..

Son konuşmamızda ne güzel söylemiştin " biz hiç kavga etmedik diye " Oysa bizi birbirimize kavuşmak için hayatla kavga etmiştik biz.Daha fazla yazamadım ey sığlığıma dua genişliği katan kadın..

Gözlerim kıpkırmızı.
Yanaklarımdan taşan bir ıslaklık..
Ellerimde bitmeyen titreklik..

Yazacak o kadar şeyim var ki sana..Düşündüğün gibi değil..Hep dediğin gibi Azime teyze bekliyor seni. Evde tek başına..Hadi git derdin ya..Şimdiki gidişim daha yazmaya yeltensem sana bu mektubu yazdığım internet cafenin içinde bir yetim cocuk gibi ağlayacağım..

Bu bir veda değil bilesin..
Sadece eskisi gibi yazacak gücüm yok ..
Yazacak ellerim titrek,
Yazdıracak yüreğim senin özleminde kor..

Bu seneki doğum gününe sonra da kendi doğum günüme yetişemesem
Ne olur kusura bakma..
Sessizliğim; gövdemin toprağa kefen olmasındadır..
Seni unuttuğumdan değildir..

Ve ardımda sana bir umut bırakıyorum..Ona iyi bak..
Bir de Elif'i..Elif'imizi. Ona göz kulak ol..
Sizi ahirette bekliyor olacağım..
Bir de Can'a...Düşlerinde büyüt onu..

Bana hediye verdiğin deniz kabuklarını ve mor tesbihi anneme emanet ettim. Arada sırada annemi aramayı unutma. Onu aradığında Meleği de soracaksın biliyorum.

* Son olarak sana mesaj olarak attıklarımı derli toplu bu mektubuma iliştirdim..

Kabul eyle gözlerimin kahvesine sevda kadınım..

" Pastel boyalı düşlerim sorguda iken al götür beni buralardan. Ölümün öldüğü bir kentin geçmişi yaralı sokaklarına bırak beni. Çocukluğumda hile yaparak kazandığım bilyeleri bağışlamışken sen bana kağıttan gemiler yapmayı öğret bana. Sonra da gözlerimin kahve renginden binlerce uçurtma. Gözyaşımdaki tuzla gusül ederken yaralarımı, bir şarkıyı fısılda kulaklarıma. Eteklerine doldurduğun bayramlık sevinçlerimi arife sabahı olmadan yetiştir yetim yanıma ve güçsüz kollarıma yüreğini giydirip bir baharı çiz gözlerimin en beyaz bulutuna.

Bayat ekmeğin üzerine sürülmüş acılarla geçiştirilmiş öğle paydoslarında sevdim seni.Gazoz kapaklarından alıntı yaptığım filintalı, şatafatlı sözlerle değil Anadolu’nun küçük bir kasabasının yarı bozuk yarı argo şivesi ile anlattım seni. Soğuk bir kışın izlerini barındıran demir sefer taslarına konmuş yemeklerden önce aç karnına içtim gözlerini. Gasp edilmiş çocukluğumu ararken gözlerinde, koca bir özlem cümlesi oldu sustuklarım.Bilmediğim bir sokakta hayatının bir harfine denk gelecek bir nefesi keşfetmişken tenimde, bir nihavent şarkı olur ömrüm dizlerinin dibinde.

Gecenin karanlığına bir bıçak diye gözlerini sürerken bana ilişmiş ölümün saçlarına nefesini nakışladim. Içimin aynalarına çocukluğumu istiflerken, dudaklarımda senle başlayıp benle biten söz olur gözlerin. Ellerim bir duaya durmuşken, yüzünden geçerim Cennetin üzüm bahçelerine ve ucuz bir gazetenin üçüncü sayfasından kovulmuş mutluluklarim sadece senin yüreğinde var olur."

Seni seviyorum sığlığıma dua genişliği katan kadınım...

Kocaman eyvallah...


08 Mayıs 2009
İsmail Sarıgene
Alıntı ile Cevapla
Funda Kullanıcısına Teşekkür Edenler :
ShEyMa... (12-10-2009)


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ferhat Göçer - Götür Beni Gittiğin Yere Funda Resimlerle Şarkılar 3 01-02-2010 23:17
Erkeğin Yakışıklı Olduğu An idas Komik Resimler/Karikatürler 2 07-11-2009 01:36
Bugün Yağmur Yağdı Şehre WhiTtRicX Ayrılık 2 05-03-2009 22:12
Şehre Yağmur yağdı WhiTtRicX Şiirler - Şiir Nehri 1 04-14-2009 22:43
Salvador Dali' ye Ait Olduğu Söyleniyor... Funda Resimli Şiirler 0 04-11-2009 23:26


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 18:31. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.