MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Edebiyat
Türk Dili ve Edebiyatı
Makaleler - Köşe Yazıları
Oktay Ekşi - Ermeni protokolleri

Oktay Ekşi - Ermeni protokolleri

 Türk Dili ve Edebiyatı Kategorisinde ve  Makaleler - Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Oktay Ekşi - Ermeni protokolleri Konusunu Görüntülemektesiniz. HEM bizden yani Türkiye içinden, hem de özellikle Ermeni diasporasından yükselen itirazlara rağmen iki ülkenin hükümetleri 3 Nisan 2009 tarihinde paraf edilen iki protokolün altına bugün Zürih’te imza atacaklar. Belgelerin ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 10-10-2009, 22:31
~ SükûT-u HayaL ~ isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
~ SükûT-u HayaL ~
Misafir
 
Standart Oktay Ekşi - Ermeni protokolleri

HEM bizden yani Türkiye içinden, hem de özellikle Ermeni diasporasından yükselen itirazlara rağmen iki ülkenin hükümetleri 3 Nisan 2009 tarihinde paraf edilen iki protokolün altına bugün Zürih’te imza atacaklar.

Belgelerin adı şimdilik “protokol”, o nedenle “bağlayıcılık gücü” pek yüksekte sayılmaz.

Ama iki ülke de bu metinleri kendi parlamentolarından geçirmeden yürürlüğe koymamayı taahhüt etmişler. Böylece -aslında kendi imzalarıyla yürürlüğe koyabilecekleri- bu metinlere olduğundan daha büyük önem verdiklerini ve “bağlayıcılığını” artırmayı istediklerini ortaya koymuşlar.

O zaman bu metinlere daha titiz bir tutumla bakmak gerekiyor.

Sözün burasında belirtelim ki, Türkiye’nin -başta komşuları olmak üzere- herkesle iyi ilişki içinde olmasından davacı bir tek insanımız yoktur. Çünkü herkesle kavga etmenin bedelini Türkler, koskoca bir imparatorluğu tarihe gömerek ödediler.

O nedenle Ermenistan’la Türkiye’nin barış ve hatta dostluk içinde yaşaması ilke olarak doğrudur, yerindedir, gereklidir.

Ama iyi ilişki tek taraflı özveriye dayanmaz.

İşte bu protokollerin iyi olup olmadığı, iki tarafın verdiği ile aldığı arasındaki dengeden anlaşılır.

Hükümet çevrelerine bakarsanız Türkiye’nin sağladığı iki önemli kazanım vardır. Bu protokollerle:

İki ülke arasındaki mevcut sınır, uluslararası hukukun ilgili anlaşmalarında tarif edildiği şekliyle karşılıklı olarak tanınmaktadır.

Ermeni’lerin “var”, Türklerin “yok” dediği “soykırım” konusunda bir komisyon kurulmasına Ermenistan nihayet “evet” demiş bulunmaktadır.
Ermenistan yöneticilerine (Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı) göre onların kazanımı:

Türkiye’nin, uzun zamandır bilinen “Ermenistan askeri Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ ve çevresinden çekilmedikçe Ermenistan’la aramızdaki sınır kapısını açmama” politikasını ağza almadan bu protokolleri imzalaması,

Ermenistan’a karşı başka bir önşart sunmamayı kabul etmiş olmasıdır.

İlk bakışta kazanımlar dengeli görünse de konunun Türkiye’deki uzmanları, -özellikle üçü de muhalefet milletvekili olan Şükrü Elekdağ, Onur Öymen ve Deniz Bölükbaşı- protokollerin, Türkiye-Ermenistan sınırını belirleyen 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması’nı açıkça anmamasını çok sakıncalı buluyorlar. Özetle, “Sınırları tanıyoruz demek yetmez. Kars Antlaşması’na göre örneğin Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan bölgesi statüsünün korunması Türkiye’nin garantörlüğüne bırakılmıştır. O nedenle Kars Antlaşması açıkça zikredilmezse bu garantörlük kâğıt üstünde kalır” diyorlar.

Gerçekten bu eleştiriye bugüne kadar hükümetten doyurucu bir yanıt gelmedi.

İkincisi, diyelim ki protokoller Meclislerden geçti, gerekli süre doldu ve “sınır kapısının açılacağı tarih” geldi. Ama Ermenistan askeri Karabağ’dan çekilmedi.
Türkiye, Ermenistan’a verdiği sözü tutup “Sınır kapısını açacak” mı, yoksa Azerbaycan’a verdiği sözü tutup “Ermeni işgali sona ermeden açmam” mı diyecek?

Derse öteki ülkelerin -daha doğrusu ABD’nin- baskısına direnebilecek mi?

Biz sanmıyoruz. Siz sanıyorsanız bekleyip görelim.
Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Oktay Ekşi - Erdoğanın Türkiyesi ~ SükûT-u HayaL ~ Makaleler - Köşe Yazıları 0 10-04-2009 11:01
Oktay Ekşi - Acil sorunumuz ( Hürriyet 27 Eylül ) ~ SükûT-u HayaL ~ Makaleler - Köşe Yazıları 0 09-27-2009 14:18
Oktay Ekşi - Kavga kültürü ( Hürriyet 22 Eylül ) ~ SükûT-u HayaL ~ Makaleler - Köşe Yazıları 0 09-22-2009 14:56
Ermeni Sitelerinin Türk Hacker Kabusu ALaGüL MSN - WLM Teknik Destek/Bilgiler 1 04-24-2009 00:10
'Ermeni doktorlar 15 bin Türk askerini kör etti' Ax!!Sh£yTaN Yaşanmış İbretlik Olaylar 0 04-03-2009 15:43


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 21:41. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.