![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa | Forum | Oyunlar | Desteklediklerimiz | Mavi Kalemler | Arama | Güncel Konular | Forumları Okundu Kabul Et |


Doğu Anadolu Bölgesi Kategorisinde ve Muş Forumunda Bulunan Köprüler Konusunu Görüntülemektesiniz. KÖ PR ÜLER Murat Irmağı Kö pr üsü Muş – Varto yolu üzerinde Muş şehir merkezine 10 km uzaklıktadır Bir Selçuklu yapısıdır Yapım tarihi kesin olarak bilinmemek-tedir 1817 tarihli mermerden ...
![]() |
|
#1 (Mesaj Linki)
| ||||
| ||||
|
KÖPRÜLER Murat Irmağı Köprüsü ![]() Muş – Varto yolu üzerinde Muş şehir merkezine 10 km uzaklıktadır Bir Selçuklu yapısıdır Yapım tarihi kesin olarak bilinmemek-tedir 1817 tarihli mermerden kitabesinin onarımlarla ilgili olduğu sanılmaktadır 143 m uzunluğunda, 4 77 m genişliğindedir Yüksekliği 16 – 18 m’dir 12 gözlüdür Günümüzde orta ayaktan yıkılmıştır![]() Hatun Köprüsü Malazgirt’in girişindedir Bir Selçuklu yapısıdır 10 m uzunluğunda, 5 m genişliğinde-dir Günümüze kadar gelebilmiş yegâne Selçuklu eserlerinden biridir Kız Köprüsü Malazgirt’e 2 km uzaklıktadır İki yekpare taştan 3 m uzunluğunda, 1 m genişliğindedir Rivayete göre devrin kral kızlarından biri tarafından yaptırılmıştır HAMAMLAR Alaaddin Bey Hamamı Muş şehir merkezindedir Alaaddin Bey tarafından Alaeddin Bey Camii ile aynı tarihte yaptırılmıştır Günümüzde de kullanılmaktadır Osmanlı son dönem eserlerindendir Yapı malzemesi ve mimari özellikleri açısından Alaaddin Bey Camii ile aynıdır Yıkılmış olan Alladdein Bey Camii Külliyesi içerisinde dış özellikleri tamamen yok edilmiştir İçyapısı kısmen mevcuttur Localar kullanılmamakla birlikte Alaaddin Bey camiinde kullanılan bitki motifleri ile aynıdır Buna mukabil büyük locaya girişte kapının hemen üzerinde taşa kabartma bir şekilde yapılan kaplumbağa totemi bulunmaktadır![]() Muş’un tabii afetlerde yıkılan diğer tarihi hamamları Güllü Hamam ve Dere (Migre) Hamamlarıdır Her iki hamamda da Anadolu Selçuklularının yoğun olarak kullandıkları uzun müddet tabiat şartlarına dayanıklı olmayan, Orta Asya yerleşik hayatından gelen sonraları vazgeçilen kerpiç malzemedendir Güllü Hamamın tabiat şartları nedeniyle daha dayanıklı olması için kerpiç malzeme üzerine Horasan harcı ile moloz taşlardan duvarlar çıkılmıştır Bu hamamın en büyük özelliği Türk üçgeni denilen kubbelere taşıyıcı görevi sağlayan üçgenin kullanılmış olmasıdır ESKİ MUŞ EVLERİ Anadolu’nun fethini izleyen yıllarda zaman-la Türkleşen Muş’un eski yerleşim düze-ni ve sokak dokusu esas itibari ile tipik bir Türk kenti havasını yansıtır ![]() ![]() Diğer yörelerimizde olduğu gibi buradaki konut mimarisinin oluşumunda da temel etki milletimizin örf ve adetlerinden kaynaklanan hayat tarzı ve ihtiyaçlarıdır Ayrıca mahalli mimarisi, gelenekleri ve malzemesi ile iklimin ve coğrafyasının zorlayıcı gerekleri de bu oluşumdaki diğer etmenlerdir![]() Bölgedeki diğer illerin yerleşimlerindekine benzeyen sokak dokusu içinde yer alan evler, genellikle havuş (avlu) gerisinde yükselen iki katlı kuruluşlardan ibarettir ![]() ![]() Eski Muş evleri genel plan şemaları itibarı ile diğer şehirlerdeki (Doğu ve Güney Doğu) evlerle paralellikler ortaya koymakla birlikte mekân isimlendirmelerinde yer yer farklılıklar göstermektedir ![]() Sokakla bağlantılı cümle kapısı ile geçilen havuşun (avlu) bir yanında tandırlık, erzak deposu ve çardak görevi gören ağaç altı oturmalıklar yer alır, birçoğunda ise bunlarla birlikte ahır da mevcuttur ![]() Evlerin cephesi, pencereler ve zaman, zaman üst kat çıkmasını taşıyan konsollar, kat ayırımını vurgulayan kornişler, ahşap balkon ve balkon kemerleri ile hareketlendirilmiştir Yapıların üzerlerini örten yapı malzemesi o dönemin iklim şartlarına göre yapılan düz, toprak damlardır Evlerin temel yapı malzemesi kerpiçtir Ahşap malzeme ise içeride, tavanlarda (taşıyıcılar), dolaplarda, kapı, pencere ve dışarıda ise balkonlarda kullanılmıştır Süslemelerde ise kerpiçlerin, dış cephede duvarlara değişik dizilmeleri ile yer verilmeye çalışılmış estetik ve sade bir görünümü vardır Pencere kenarları, dışarıdan Selçuklu öğesi taşıyan, kültürümüzün önemli unsurlarından birini; miğfer kubbe anlayışını ortaya koyar, bakıldığında miğfer görünümü bariz bir şekilde kendini gösterir Pencerelerde cumba yerine önem verilerek yapılan, genelde sade olan korkuluklar kullanılmıştır Evlerinin giriş kapılarının her iki yanını süsleyen iki sütunçe üzerine çiçeklik nişleri vardır Kapılar çift kanatlı olup genelde metal ağırlıklı yapılmıştır Kapılar sade görünümlü kapı tokmakları ya da kilit bağlantıları ile yapı malzemesini tamamlar Kapıların içeri açılan kısmında girişi sağlayan bir basamak yüksekliğinde seki bulunur İçeride alt kat, genelde mutfak, banyo, tuvalet ve zahire odası ile birlikte merdiven boşluğunu oluşturan girişlerden oluşur Yukarı çıkıldığında, esasen geleneksel Türk konutunda yer alan sofa ile aynı amacı taşıyan ve alt kattan uzanan ahşap merdivenle çıkılan bu ilk ve evin en geniş kısmını oluşturan mekânlar, cepheye bakan daha çok sohbet amacıyla kullanılan büyük salonlardır Bu salonlarda ahşap veya taştan, pencere önlerinde sedirler bulunmaktadır Üst katta yer alan bütün mekânlar (odalar), bu salon etrafında sıralanır Misafir odası olarak adlandırılan ve büyük salonun etrafında ön cepheye bakan bazen birden fazla olan, evin en güzel eşyalarını içerisinde de barındıran ya da diğer odalara göre daha gösterişli olan bu odalar, misafir ağırlama, sohbet etme amaçlı yapılmıştır![]() Evlerde mekânları bir birine bağlayan kapılar basit ve gösterişsizdir Çok büyük bir çoğunluğu tek kanatlı olan kapıların hemen hemen hiç birinde süsleme yoktur Bütün kapılar eşikli ve demir mandallı kapı kolu sistemi ile yapılmıştır Kapı boyutları, bulundukları konuma ve fonksiyonlara göre değişik ölçüler vermektedir Genelde her oda da küçük ahşap dolaplar (gömme) ve büyük çift kanatlı, çekmeceli yataklıklar mevcuttur Evlerin duvar kalınlığı (dolgu duvarlar) 60–70 cm’dir Bu yüzden mekân içerisinden bakıldığında pencereler loş bir hava verir![]() Mekân içerisine açılan pencere yapıda kullanılmaz, evin tavan kısımları kaplamasız, olduğu gibi bırakılır, taşıyıcılar kendini gösterir Döşemeler ise zeminde (alt katta) sıkıştırılmış killi toprak veya düzgün sal taşları ile; üstlerde ise ahşap malzeme ile kaplanır Her odanın pencere önünde yüksekliği 30-50 cm, genişliği 50-90 cm arasında değişen sedirler mevcuttur Ahşap veya kerpiçten oturma yeri olarak düzenlenen sedirler pencere önlerine bitişik yapılırlar Mutfaklar, evin önemli ve geniş yerlerinden biridir İçerisinde ocak (niş şeklinde) diğer adıyla şömine bulunur (Bazı yapılarda yoktur ) Yemek odasının hemen altında bulunduğundan mutfaktan yemek odasına, yiyecek ve içecekler asansörvari bir makara sistemiyle duvar içerisindeki boşluktan çıkarılır ve indirilir![]() Banyoda, çol denilen günümüz küvetini andıran suyun mekân içerisinde etrafa sıçramasını engelleyen köşeye yapılmış ayrı ve açık bir kısım bulunur, büyük banyo kazanları her yerde olduğu gibi burada da kullanılır ![]() Evin iç duvarlarının tamamında sıva olarak saman, keçi kılı, sönmüş kireç karışımı kullanılır Sonradan üzerine badana yapılarak duvar yüzeyi tamamlanır![]() Sonuç olarak bu evler haremlik-selamlık diye ayrılmasa bile, bunun fiilen uygulandığı görülür Bütün bunlara binaen kendi kendine yeten o dönemdeki kapalı ekonominin etkisi burada da gözlenir |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çankırı - Köprüler | AYIŞIĞI | Çankırı | 0 | 09-12-2009 12:32 |
| GMT +3 Saat: 12:07. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
| Ana Sayfa -
Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz -
Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. | |