MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Mavizel.com Özel...
Mavi Yürekler / Mavi Kalemler
Pelin Onay
Komik Aldanışlar Kulübünde Şarkı Söylemiyorum Artık - Pelin Onay

Komik Aldanışlar Kulübünde Şarkı Söylemiyorum Artık - Pelin Onay

 Mavi Yürekler / Mavi Kalemler Kategorisinde ve  Pelin Onay Forumunda Bulunan  Komik Aldanışlar Kulübünde Şarkı Söylemiyorum Artık - Pelin Onay Konusunu Görüntülemektesiniz. Komik Aldanışlar Kulübünde Şarkı Söylemiyorum Artık ya sen konuşacaktın ya da...gece ben üzerime ay düşen düşte hangi ayrılığıma susacaktım? (Kadri Karahan) Mavi bir yalnızlıksın bende. Denizden rica ederek aldığım bir ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 01-12-2010, 15:08
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart Komik Aldanışlar Kulübünde Şarkı Söylemiyorum Artık - Pelin Onay

Komik Aldanışlar Kulübünde Şarkı Söylemiyorum Artık

ya sen konuşacaktın
ya da...gece ben üzerime ay
düşen düşte hangi ayrılığıma
susacaktım?
(Kadri Karahan)

Mavi bir yalnızlıksın bende.
Denizden rica ederek aldığım bir emanet yüreğimin saklı koyunda.
Susmak istemesem de susuyorum ve kızıyorum zorunlu uzaklıklara.
Bir yanlışlık olmasın, elbette barıştım aşkın yabancı, huysuz ve uzak diliyle.
Ama yine de ağır geliyor bazen palamarı çözmek ve açılmak kıyısız limanlara.
İnsanız sonuçta, an geliyor özlüyoruz konaklamayı, kalmayı, “kal” denmesini.
Kim istemez yorgunluğunun sıcacık ellerle temizlenmesini?..
İstemem deme, yüzünden aktığım gün sana değdi düşlerim,
yüzümde resimlenmedin, deme.

erimemek adına bütün şeker biriktirmelerim
siz bilmezsiniz, ben bilerim acıları
kanatmadan

Ağlara takılan ağlamalarım kadar genç kaldım vedalarda.
Balıkçı motorlarına sakladım huysuz bekleyişlerimi.
Sabah ezanlarında sabahladım ve tazeledim umutlu dualarımı.
Kimseler görmedi birikmişliğimi, evinin önünü süpüren,
yetmiş yaşını saçlarında gizleyen Anna teyze bile.
Dilinden düşmeyen Rum türkülerinde ağladım,
anlamını çözemediğim kelimelerin ağıt yakan seslerinde.
Bilir misin, şarkılar her dilde anlaşılır, her dilde aynıdır sevmeler.

Şiirlere gömülüyor dudaklarım, mısralar boyu yalnızım işte,
tıpkı mavi bir yalnızlık oluşun gibi bende.
Engin Turgut yazmasaydı, ben de aynı şekilde sana dökülebilir miydim sence?

“size her gün zarfsız mektuplar yazar,
gönderemediğim için pula dönerdim! siz

acı bir şarap, zalim bir bahane, başkasının
kuğusu değil miydiniz?”

Ya geç kalırız ya da erken geliriz hayata, aşk adına başka yollara sapmak,
başka göllerde yüzmek hep mavi yalnızlıklar adına.
Göndermediğimiz, göndermeyeceğimizi bildiğimiz
ama yine de yazdığımız pulsuz mektuplarda akarız sevgilinin kuytularına.
Çünkü mektuplarda bize aittir aşk, başka kollarda olduğunu düşünemeyeceğimiz kadar.
Çünkü sevmeler, kalemimizden damlayan bir duadır inatla beklenene,
gelmeyecek olsa bile.
Sen de bir duasın dilimde,
mutluluğun için her gece yüreğimden gökyüzüne gönderdiğim masum sessizliğim işte.
Bu defa aklıma Akgün Akova düşüyor;
“sevişmeden seni seviyorum diyen kadınların sevgisine inanmıyorum” diyor.
Haklı sevda direnişi, anlamlı bir sürgün ten çıkmazlarında, aleni bir itiraf.
Ama sen bana inanabilirsin tüm kalbinle.
Sadece bedeninle değil, gözlerinle, ruhunla, sessizliğinle, yorgunluğunla ve direnişinle,
arlı arsız kelimelerinle, kırılgan teninle, masumiyet abidesi uykunla, hala okulu kıran çocukluğunla,
sevimli haylazlığınla, gülüp geçtiğin sakarlığınla, inadına aşk kokan uzaklığınla seviştim,
seninle beraber Sen nehri gibi akan kahkahalarınla.
İşte bu yüzden daha çok inanabilirsin seni sevdiğime,
sensiz isimlenen sevişmelerime.
Mavi bir yalnızlıksın, dudaklarımda tazelenen ruj izlerinde.

Ağlamak istiyorum ama sıkışıp kalıyor göz yaşlarım derinlerimde.
Benimle hep uğraşan hayatı sevdim ve bu yüzden sevginin acı tarafında yıkılıyorum bazen.
Özlemlerimin hep uzakta olması büyüttü belki de yüreği ama artık büyümekten de yoruldum.
Özne olmayı beklediğim cümlelerin yükleminde sıkışıp kalmak terletti belki de.
Ellerim kavuşmaya meyilli, yani sana, yani özlediğim her uzaklığa.
Ertan Mısırlı yanaşıyor yanıma, Cemal Süreya’ya seslendiği kelimeleriyle;

“aşk dedim sana Cemal abi!
ırmağa ilk taşı atan sendin
sakladım içinde suyun sesini
bu yalnızlığı ben istemedim
kalbim, alışmalısın daha büyük sarsıntılara.. ”

Canım sıkılıyor ve canımın bir posa haline getirilmesi kimsenin umurunda değil.
Zaman zaman kapıma uğrayan gitmek arzusu yine zile bastı,
açıp açmamak konusunda kararsızım.
Ne istediğimi sorsan,
gitmekten yana olduğumu belki de en saf haliyle sana itiraf edebilirim.
Nereye mi? Kendime gitmek istiyorum.
Düşlerime, dokunmak istediklerime, koynunda kalmak istediğime, huzura...
Beni benden alan sende dinlendirebilir misin?
Bak ne diyor Oğuzhan Akay,
“sen büyük bir aşka halayıksın çocuk / benimse gidecek yerim yok kendimden başka”
Beni elimden tutup kendime getirir misin?
Mavi yalnızlığım, benden yana düşer misin?

seni sevmelerin portakal durağındayım
soydum düşlerimi
çıplak sensizliğim çarptı aynaya
kapattım ellerimle yüzümü,
acıtmadım

Nerede yüzüm gülüyorsa biraz da oralıyım.
Terminaline girdiğim her şehirde bir bakış bıraktım sulanmak üzere.
Yine de bilmiyorum nereye ait olduğumu,
aitlik diye bir şey var mı yalnızlığım?
En çok İzmir kucakladı beni, en çok İzmir sarıldı, en çok İzmir bekledi,
belki de bu yüzden en çok İzmir’in kadınıyım.
Birinin kadını olmak yaraları temizler mi süt dökülmüş dilim?
Deli kanlı umudumun tahliyesi için bir imza da sen verir misin?
“belki değil mutlak umudu paylaşırdık” diyor Düş Sokağı Sakinleri,
umudumu beklerken duvara benimle çentik atar mısın?
Mavi yalnızlığım, umudumu paylaşır mısın? Kalemi de şarkıları kadar keskin kadın,
Umay Umay, nasıl da güzel döküyor aslında benim de dökmek istediklerimi;

“..sana iyi şeylerden bahsetmek istiyorum,
iyi olan şeyler, iyi ve uzun olan.
Bizi sevgi dolu ve güçlü yapan şeyler.
Gülmeyi yeni öğrenen bir kız çocuğu gibi acemiyim.
Sana anlatacak doğru dürüst bir gerçek
ya da avutacak kadar güzel bir yalan bulamıyorum.
Sadece seni hayatımda üç kez görmüş ve unutamamış olabilirim.
Sadece seni sevmiş olabilirim..”

Sabah olmak üzere, birazdan gün doğacak tatlı sessizliğiyle.
Uzaktasın, senin yürüdüğün sahilde de gün aydınlanmak üzere mi acaba?
Öyleyse yeni doğan gün için benim adıma bir ‘merhaba’ bırakır mısın denizin kenarına?

Ne çok susuyoruz, ne çok ama.
Oysa kelimelerimiz var dolu dizgin, gözlerimizde yazılan hikayeler var,
koşarak gelip de bize sarılan imgelerimiz var,
gülüşlere bağışlayan lirik sarhoşluğumuz var,
ıslak öpüşlerle kutsadığımız şiirler var...
Ne çok susuyoruz, ne çok kalabalığız ama.
Neyi özlüyorum, neyi arıyorum diye düşünürken,
sessizce yanaşıyor yanıma Yılmaz Odabaşı,
başımı sallıyorum geçerken kelimelerinin içinden:
“..sonra gelip geçen her sabahla öyle susadım ki yüzüne yokluğunda...
yüzünü özledim, yüzünü... anlasana...”
Derin bir yanıt bırakıyor suskunluğumda,
yüzünü ararken beyhude bir özlemin içinde.
“İnsan sevince birdenbire ağlıyor”, diyor,
insan sevince birdenbire susuyor belki.
Birdenbire susturuluyor belki de.
Mavi yalnızlığım, yüzünü özledim, yüzünü, anlasana.

Şarkılar geçiyor yüreğimden, usul usul,
uslanmadan, dalgalanarak kimi yerde.
Uzakları getiriyor, eritiyor, dinlendiriyor,
en azından bir süre.
En azından şarkılar var mavi yalnızlığım,
en azından yalnız değilim notaların içinde.

söylediğim bütün şarkılar sarhoş
yalpalıyor notalar dilimde
şişeleri ben değil,
çocuklar devirdi ve kaçtı
yalanlarım ergenlik çağında, bakire

Yalnızlık aslında en kalabalık anlarımız değil mi zaten.
Düşlerimizin kulaç attığı zamanlar,
kuşların göğsümüzde uçtuğu, denizin bedenimizde köpürdüğü,
vedaların elini uzatamadığı zamanlar değil mi?
İstediğin yere gidebilirsin, istediğin kadar uzakta durabilirsin,
istediğin kadar susabilir ve istediğin koyda kalabilirsin.
Beni merak etme, şarkılarım ve gülümseyen yalnızlığım var.
Deli eden yansımalarım, her gün yeniden ‘merhaba’ diyen yüreğim,
sapına kadar haylazlık kokan çocukluğum var.
Sanki sesimi duymuş gibi konuşuyor Azime Akbaş, sesime ses verir gibi;

“mor özlemlerin dağınık yüzlü masalıydın sen
söylenmeyen
iri ve maviydi zamanların
yıldız yıldız özlemdin, vuruldum çocuk tavrına..”

Artık kabuğuma çekiliyorum dökmek için eteğimdeki şiirleri.
Dudaklarımı ıslatan taze gülümseyişler doğuracağım
seni içimde sonsuza dek koruyarak
ve kor vedalardan alabildiğine uzakta tutarak.
Sen sus ama yüreğimdeki sesine dokunma, o hep konuşmak isteyecek.
Biz böyleyiz, düşler ve düş sesleri içinde, kırılgan yanlarımızı bileyerek,
sevgiyi keskin tarafından yaşamayı seçeceğiz.
Biz, düşlerim ve ben, seni durduk yere özleyeceğiz.
Mavi yalnızlığım, özlenmek seni rahatsız etmez değil mi?

balıklara kanat takarsak, uçururlar mı bizi suların karanlığında,
merak ediyorum
komik aldanışlar kulübünde şarkı söylemiyorum artık,
sana söylüyorum

gelmeyeceğini bilerek beklemektir aşk!
Seni seviyorum..

’05 / İzmir - şarkılardan geçerken, şiirlerde dinlenmek
Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bir Hikayemiz Var Mı? - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:06
Beni Artık Sevmeyin - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:06
Egzotik Düşlemeler - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:05
Aşk-ı Lal - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:04
Veda Yürüyüşü - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:03


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 12:34. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.