MavizeL mırr ve vızz (: Nice Mutlu Senelere
Go Back   www.MavizeL.com
Mavizel.com Özel...
Mavi Yürekler / Mavi Kalemler
Pelin Onay
Bana Dağları ve Göçebeliği Anlatma - Pelin Onay

Bana Dağları ve Göçebeliği Anlatma - Pelin Onay

 Mavi Yürekler / Mavi Kalemler Kategorisinde ve  Pelin Onay Forumunda Bulunan  Bana Dağları ve Göçebeliği Anlatma - Pelin Onay Konusunu Görüntülemektesiniz. Bana Dağları ve Göçebeliği Anlatma Kaz dağının eteklerindeki çocuk yatağımdan ayrıldığımdan beri alışamadım şivesi bozuk söylemlerin delirten yabancılığına. Yoksa dağlarda doğdum. Sen şimdilerde o güzelliği içerken, ben yedi yaş kollarımın ...

sosyal paylasim linkleri
İçeriği Facebook ile paylaş
İçeriği Digg ile paylaş
İçeriği del.icio.us ile paylaş
İçeriği Google ile paylaş
İçeriği StumbleUpon ile paylaş
İçeriği Reddit ile paylaş
İçeriği Twitter ile paylaş
İçeriği technorati ile paylaş
İçeriği Simpy ile paylaş
İçeriği Newsvine ile paylaş
İçeriği netvibes ile paylaş
İçeriği myspace ile paylaş
İçeriği misterwong ile paylaş
İçeriği friendfeed ile paylaş
İçeriği blogmarks ile paylaş
İçeriği Blinklist ile paylaş
  #1 (Mesaj Linki)  
Alt 01-12-2010, 15:15
Funda isimli Kullanıcı Resmi (Avatar)
funda
 
Standart Bana Dağları ve Göçebeliği Anlatma - Pelin Onay

Bana Dağları ve Göçebeliği Anlatma

Kaz dağının eteklerindeki çocuk yatağımdan ayrıldığımdan beri
alışamadım şivesi bozuk
söylemlerin delirten yabancılığına.
Yoksa dağlarda doğdum.
Sen şimdilerde o güzelliği içerken,
ben yedi yaş kollarımın direnciyle,
kaynak sularının içinde çocukluğuma kulaç atıp,
doğayla sevişiyordum.
Türküler dinliyordum dağ köylerinde inceden ince, yana yakıla.
Sahi, çocuk aklımla dağda yaşamak için evden kaçtığımda,
beni bir çobanın sürüsünü otlatırken
ormanda bulup getirdiğini söylemeyi az daha unutuyordum.

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..
Maden ocaklarında kaybettim renkli tokalarımı.
Göçük altında kalan ustalarıma ağladım.
Bir çocuktum bende, babalarını bekleyen diğer çocuklar gibi.
Onlar kavuşamadığı içindir belki,
ben de babama hep uzak kaldım.
Fırlattı ve sürükledi deli bir fırtına bedenimi caddenin tam ortasına.
Çöp adamın çöp kızı gibi bir şeydim.
Yüzünü hatırlamadığım bir amca kurtardı beni.
O amca peşimden koşup yakalamasaydı,
rüzgarın uçurup da bir arabanın önüne attığı küçük bir bedendim şimdi.
Garsonları çileden çıkartıp, koştururdum ardımdan.
Sakin durmak yaradılışıma tersti sanki.
Ne zaman ortadan kaybolsam,
beni ya sahnede ya da diğer masalara şarkı söylerken bulurdu ailem.
İnsan yedisinde neyse öyle devam ediyor ya,
hala delicesine tutkunum şarkılara ve onları dillendirmeye.
Ve hala daha beni şarkı söylerken buluyor dostlarım ortadan kaybolduğumda.
Şarkılarım en çok da, mutlu geçen çocukluğumun,
dağ yamaçlarında yaşayan dingin kahkahalarına.

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..

Demir parmaklıkların ardından kokladım can parçamı.
Küçüktüm, o hep gülümserdi, ben mutlu sanırdım.
Elleriyle yaptığı yanık tabloları gönderirdi bize,
tablodaki çocuk ağlardı, ben susardım.
Bilemezdim o zamanlar içindeki çocuğun ağladığını.
Şimdi biliyorum ve susamıyorum artık.
Suskulara çelme taktım.

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..

Parçaladı avucumu avucum kadar bir şişe.
Kanadım ve bağırdım, toparlarken elimi doktorlar.
O zaman anladım sanırım,
küçük şeylerin bile büyük acılar verebileceğini.
Öğrenmek istemiyordum, öğrendim.
Yine de çıkartamadım hayatımdan küçük mutlulukları,
çok sevilmemeyi bu yüzden istedim.
“Çok” ile başlayan hiçbir şey mutlu etmedi beni.
Belki de bu yüzden hep yollara düştüm.
Otobüslerin buğulu camlarına yazdım özlemlerimi,
her seferinde tamamlayamadan uyuya kaldım.
Muavinler ne istediğimi sorarlardı,
ben her zaman huzur demek isterdim.
Yollar uzayıp giderdi, ben asıl huzurun içimde
olduğunu bildiğim halde,
yolların sonunu şoförle beraber beklerdim.

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..

Alakart yaşamlara da girdim, sokaktaki ayyaşla da içtim.
Ayıramadım insanları kıyafetlerine göre.
Ama itirafım olsun sana, ben sokağın insanlarını daha çok sevdim.
Okula gidemeyen çocukların mendillerinde göz yaşı oldum.
Yatağı sokaklar olan şarapçılarla sabahladım.
Allah inandırsın seni, onlarla hem çok güldüm
hem de kendimi tutamayacak kadar ağladım.
Sokak kızı Irma olamayacak kadar büyüktüm
ama denizi seyre dalıp geceyle bakışırken,
serseri ruhumu çok geceler banklarda uyuttum.
Böyle zamanlarda şiir oldum işte, mısraların içinden taştım..
dağıldım, toparlandım, uslanamadım..

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..

Göz yaşlarının asil olduğunu ve yere düşmediğini öğrendim,
bir yanımın kavuşmalara eksik kaldığı akşamlarda.
Vedaları sevmedim, merhabaları canımın içine aldığım kadar ama
hep yorgun tarafından tuttum aşk’ı, yaralı dudakları öptüm
ve kimi öpsem, koklasam acılıydı sol yanından.
Bu garip tesadüflere gülümsedim.
Sevemedim korkuları,
özellikle sevmekten korkanları anlamayı beklemedim.
“Sevgi bir eylemdir kızım” demişti annem,
bu güzel eylemleri, yaralanacağımı bilsem bile
her seferinde gerçekleştirdim,
tutuklanmadım ama isteyerek tutuldum.
Ne kadar kalabalık olduğumu görüp de
aslında çok yalnız olduğumu fark ettiğimde aşık oldum hüznüme.
Hüzün güzeldir, onu coşkuyla ve umutla besledikçe.
Hala hüznümle yaşıyorum, deli rüzgarlara
ve yalnızlıklara rağmen, gözlerimde onu itinayla koruyorum.

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..

Uzak iklimlerin sevdalısı olduğum genç yüzlü zamanlarımda fark ettim,

aslında uzaklığın sadece yürekler arasında olduğunu.
Belki’leri sevemedim,
bu yüzdendir bir şey ya vardır
ya da yoktur diyerek cevap bekleyişlerim.
Gerçek olan hiçbir özlemime isim koyamadım
ama hep uzakta kaldı özlemlerim ve özlediklerim.
Yüreğimi ateşe verdim ama yakmadım içindekileri.
Gülmenin çocuklara nasıl da yakıştığını gördüğümden
ve çocukları meleklerin güldürdüğünü öğrendiğimden beri gülümsüyorum,
her şeye rağmen ve inat.
Suskunluğu tehlikeli bir silah,
yalanları keskin bir bıçak ve ihaneti en egoist duygu olarak resimledim.
Okşadım vedalarımı,
arkalarından el sallayamadan gönderdim.

Düşler; umudun ve yaşamın annesidir.
Ama sen sadece düşlerini sevdin.
Ve bu yüzden uzakta kaldın en güzel çocuklardan.

Ben sadece bir düş değilim, umudun ve yaşamın annesiyim.
Bu yüzden de sakın;

.. bana dağları ve göçebeliği anlatma..
Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

forum kurallari Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


similar threads Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yar gidiyor - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:15
Şiirin Şehveti - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:10
Sen Şimdi Git Ama Sonra - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:10
Bir Hikayemiz Var Mı? - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:06
Aşk-ı Lal - Pelin Onay Funda Pelin Onay 0 01-12-2010 15:04


firma ekle
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3, Illegal vs. durumlar
ve belirtmediğimiz diğer aykırı unsurları info@mavizel.com email adresine bildirebilirsiniz.
GMT +3 Saat: 12:35. yukarı git
Ana Sayfa - Forum - Mavi Kalemler - Desteklediklerimiz - Kullanım sözleşmesi - Arşiv - Etiketler - RSS - Bize Yazin

MavizeL - Kimliksizim - Nevrotik Sayıklamalar - Emre Gökce - Şiir Fm


SEO by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012,
Jelsoft Enterprises Ltd.